Alatarım Haziran 2002
Güneyde Doğal Bir Ekosistem : ALATA
Ayhan AYDIN Ali KORKMAZ
1944 yılında temelleri atılan ve 1967 yılında araştırma enstitüsü olan Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü, Mersin'in Erdemli ilçesine 3 km mesafede olup 4000 dekarlık alana sahiptir. Doğu Akdeniz alt bölgesinde turunçgiller ve diğer subtropik meyveler, ılıman iklim meyveleri, sebzeler, bağcılık, süs bitkileri, tıbbi ve aromatik bitkiler ile arıcılık konularında araştırmalar yapmaktadır. Bahçe bitkilerinde tür tespiti ve çeşit geliştirmesi yapmak, sebze yetiştirme teknikleri geliştirmek, yaprak ve toprak analizlerine gübreleme konusunda araştırmalar yapmak, yöre çiftçisinden gelecek sorunlara çözüm aramak, bulgu ve gelişmeleri tanıtmaya yönelik teknik eleman düzeyinde eğitim yapmak amacıyla çalışmalarını sürdürmektedir.
Fındığın Daldırma Yöntemleriyle Çoğaltılması Üzerine Araştırmalar
Teberdar ÇALIŞKAN Nermin KOÇ
Bu çalışma Giresun'da 1996-1998 yılları arasında, fındığın (Corylus avellana L.) değişik daldırma yöntemleri ile vegetatif olarak çoğaltılması amacıyla yürütülmüştür. Deneme, tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekrarlı olarak kurulmuş ve iki yıl sürmüştür.Çalışmanın materyalini Tombul fındık çeşidinin dip sürgünleri oluşturmuş ve çalışmada Adi (Basit), Tepe ve Çin Daldırması yöntemlerinin her biri iki ayrı zamanda uygulanmıştır. Denenen üç daldırma yönteminde de ayrı zamanların uygulanmasının köklenme oranına önemli bir etki yapmadığı; daldırma yöntemleri arasında %99 güven sınırları içinde farklılıkların bulunduğu, ortalama %95,1 köklenme oranı yanında uygulama kolaylığı, yüsek kök kapasitesi ile büyük ve kaliteli fidan elde edilmesi gibi özellikleri yönünden Tepe Daldırması yönteminin fındıkta ticari anlamda fidan üretiminde kullanılabilecek en uygun çoğaltım yöntemi olduğu saptanmıştır.
Tarım ve Çevre Sorunları
Ayhan AYDIN
Çevreyi oluşturan temel unsurlardan olan hava, su ve toprakta doğal koşullarda doğal bir dende bulunmaktadır. Bu denge sonucu canlılar gelişim süreçlerini bir aksaklık göstermeden devam ettirirler. Bu ortamlar için yabancı olan maddeler ve miktarları alışılmış değerlerin üstüne çıkan maddeler belirli sınırlardan sonra kirletici olmaktadır. Modern tarımsal uğraşılar ile oluşan yeni bozucu unsurların sebep olduğu süreçler dönüşümsüz sonuçlar doğurmaktadır. Toprak besin üretimi için yoğun bir şekilde sömürülmektedir. Böyle yaklaşımlar doğanın özellikle de toprağın dengesini bozmaktadır. Bu olumsuz etkileri önlemek için doğanın dengesini bozmayacak şekilde tarımsal faaliyetlerimizi düzenlemeli ve toprak, su ve gübreleri çevre sorunlarına neden olmayacak şekilde kullanmalıyız.
Türkiye'de Tarımsal Araştırma Politikaları: Organizasyon Yapısı ve Uygulamaların Değerlendirilmesi
Yusuf ARAS M.Necat ÖREN
Bal Arısı (Apis mellifera L.) Kolonilerinde Kuluçka Alanının Hesaplanması İçin Basic Dilinde Bir Program
Ulviye KUMOVA Ali KORKMAZ
Bal arısı kolonilerinde yapılan bilimsel çalışmalarda kullanılan en önemli kriter koloni populasyon gelişimidir. Bu açıdan koloni içerisinde bulunan ergin arı miktarı yanında yavrulu alan miktarının
ölçülmesi önem kazanmaktadır. Günümüzde yavrulu alan miktarının saptanması amacıyla kullanılan
en yaygın, uygun ve pratik olan yöntem Puchta yöntemidir. Bu yöntem yavrulu alan miktarının elips
yapısında olmasına bağlı olarak yavrulu alanın bir cetvel yardımıyla a (uzun) ve b (kısa) ekseninin
ölçülmesi temeline dayanmaktadır. Ancak kolonilerde yavru alanlarının ölçümü yapıldıktan sonra
verilerin anlamlı bir duruma getirilmesinde birçok matematiksel işlemin yapılmasına gerek
duyulmaktadır. Bu nedenle arıların performansını saptamak amacıyla yapılan çalışmalarda
araştırmacıların bilgisayar yardımıyla hesaplamalarını yapmaları gerekmektedir. Basic dilinde
hazırlanan bu program yavrulu alan miktarının hesaplanmasında araştırmacılara önemli düzeyde
kolaylık sağlayacak bir alternatif sunmaktadır.
Mersin İlinde 1988-1997 Dönemi Domates Fiyatları Analizi
Bekir DEMİRTAŞ Onur ERKAN
Bu çalışmada Türkiye’de ve Mersin ilinde üretim alanı, üretim miktarı ve üretici sayısı olarak en önde gelen sebze türü olan domatesin, on yıllık dönemdeki toptan fiyatları ve mevsimsel dalgalanmaları analiz edilmiştir. Fiyatların cari ve reel olarak gelişimi incelenerek, oluşan dalgalanmaların nedenleri, şiddeti ve yönü ortaya konulmuştur. Bu dönemde domates cari fiyatlarıyla tarımsal girdi fiyatları arasındaki ilişki, domates fiyatları aleyhine gelişmiştir. Reel olarak domates fiyatlarının incelenen dönemdeki genel trendi artış yönündedir, ancak 1993 ve 1994 yılları dışında önemli düzeyde artışlar göstermemiştir. Fiyatların yıllık artış trendi 7.678 TL/kg olarak hesaplanmıştır. Domates reel fiyatları önemli düzeyde mevsimsel dalgalanmalar da göstermiştir. Buna göre reel fiyatlar en yüksek değerine şubat ve mart aylarında, en düşük değerine de eylül ayında ulaşmıştır. Fiyatların mevsimsel dalgalanmaları ve değişim katsayılarına göre ürünün piyasaya arz edileceği en uygun dönemin mart ayı içinde olduğu belirlenmiştir.
Gen Teknolojisi ve Biyogüvenlik
Aydın UZUN
Özellikle son dönemlerde teknolojideki hızlı gelişmelerle birlikte modern biyoteknoloji alanında da çok başarılı çalışmalar yapılmaktadır. Bu çalışmalar özellikle ziraat ve tıp alanında, diğer yöntemlerle
elde edilmesi çok zor olan ve uzun zaman isteyen teknolojilerin geliştirilmesinde insanlığa büyük
avantajlar sunmaktadır. 1980’ li yıllarda organizmalar arası gen transferinin başarıyla yapılmasının
ardından gen teknolojisi çalışmaları hız kazanmış ve bir organizmada olmayan bazı özellikler o
organizmaya kazandırılmıştır. Günümüzde bu şekilde bazı tarım ürünlerine başta hastalık ve
zararlılara, yabancı ot ilaçlarına dayanıklılık olmak üzere çok önemli özellikler aktarılmıştır. Tüm bu
gelişmeler beraberinde bazı endişeleri de getirmiştir. Özellikle genetik olarak değiştirilmiş
organizmaların doğal çevre ve insan sağlığına olabilecek etkileri konusunda bazı endişeler dile
getirilmektedir. Bu nedenle bazı ülkelerde bu konuyla ilgili çalışmalar ve biyogüvenlik protokolleri
oluşturma çalışmaları yapılmış, diğer bazı ülkelerde de bu çalışmalar devam etmektedir.
Kayısı (Prunus armeniaca L.) ve Yenidünya (Eriobotrya japonica Lindl.) Çiçeklerinde Üretilen Polen Miktarının Ağırlık Olarak Saptanması
Davut KELEŞ Ali KORKMAZ Sinan ETİ
Polenle ilgili olarak yapılan tarımsal araştırma çalışmalarında polenin ağırlık olarak miktarının saptanması, özellikle arıcılık açısından büyük bir öneme sahiptir. Bu sebepten polen sayımı temeline dayalı ve kullanımı kolay olan bir yöntem, modifiye edilerek çiçek başına düşen polen miktarı ağırlık olarak saptanmıştır. Çalışma materyali olarak ele alınan kayısı çiçeğinin bir adetinde 243.323 ad/çiçek ve 4.562 mg/çiçek, bir anterinde ise 7.360 ad/anter ve 0.137 mg/anter; yenidünya çiçeğinin bir adetinde 139.105 ad/çiçek ve 0.2413 mg/çiçek, bir anterinde ise 6.014 ad/anter ve 0.0104 mg/anter polen olduğu belirlenmiştir.
Bazı Kimyasal Uygulamalarının Lital Marul (Lactuca sativa L.) Çeşidinde Baş Oluşumu Üzerine Etkileri
Cenap YILMAZ Halit YETİŞİR Nebahat SARI
Bir Akdeniz iklimi sebzesi olan marul (Lactuca sativa L.) taze tüketime yönelik olarak yetiştirilen bir sebzedir. Dünyada ve Türkiye’de marul üretimindeki en büyük sorunlardan biri türün erken sapa
kalkmaya eğilimidir. Bu araştırmada bazı kimyasal madde uygulamalarının marulda baş oluşumu
üzerine etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Deneme 1998-1999 yetiştirme yılında Çukurova
Üniversitesi Ziraat Fakültesi Araştırma ve Uygulama Çiftliğinde Lital marul çeşidi ile yürütülmüştür.
Denemede, bitkilerin baş ağırlıkları ve gövde uzunlukları ölçülmüştür. Sonuçta, yaprak gübresi,
gibberellik asit ve mepiquat chloride uygulamasının baş ağırlığı üzerine bir etkisi belirlenmemesine
rağmen, paclobutrazol ve chlormequat chloride uygulamasının baş ağırlığını azalttığı saptanmıştır. 10
ve 20 ppm GA3’ün gövde uzunluğunu arttırdığını, paclobutrazol ve chlormequat chloride’in azalttığı,
yaprak gübresi ve mepiquat chloride’in ise etkisinin olmadığı belirlenmiştir.
F1 Hibrit Çeşit Islahı
Sami KESİCİ
Dünya üzerinde yapılan tarımsal üretim içerisinde hibrit tohumlar önemli bir yer tutmaktadır. Bugün dünyanın gereksinimi olan hibrit tohumunu karşılamak amacıyla kurulan işletmelerin bütçesi oldukça yüksek düzeyde bulunmaktadır. İleri teknoloji yanında yoğun emek ve bilgi gerektiren hibrit çeşit ıslahı konusunda geliştirilen pek çok yöntem bulunmaktadır. Bu makale hibrit çeşit ıslahı konusunda kullanılan yöntemleri tanıtmak amacıyla kaleme alınmıştır.
Kahramanmaraş Biberi Yetiştiricliği, Sorunları ve Çözüm Önerileri
Veysel ARAS
Kahramanmaraş kırmızı biberi, günlük hayatta çok kullanılan bir sebzedir. Ülkemizde biberin gerek sofralık gerekse sanayilik üretimine yeterince önem verilmemektedir. Türkiye’nin yıllık pul ve toz
biber üretimi 40.000 tondur. Kahramanmaraş bu üretimin 18.000 tonunu karşılamaktadır. Kırmızı
biber Türkiye’de, güney ve güneydoğu illerimizden ağırlıklı olarak Kahramanmaraş, Gaziantep ve
Şanlıurfa’da üretilmektedir. Bu bölgenin kırmızı biberleri acı tiplerden oluşmaktadır. Kahramanmaraş
ilinde en fazla kırmızı biber üretimi merkez ilçe, Pazarcık ve Türkoğlu ilçelerinde yapılmaktadır.
Kahramanmaraş ovasında yapılan kırmızı biber yetiştiriciliğinde hem bitkisel hemde meyvesel
özellikler bakımından bir çok tip bulunmaktadır. Bölgeye uygun hastalıklara dayanıklı bir çeşidin
bulunmaması, tekniğine göre yetiştiriciliğin yapılmaması, bilinçsizce yapılan kültürel işlemler sonucu
Kahramanmaraş kırmızı biberinin dekara verimi azalmıştır. Kırmızı biber üretim alanlarının yerini
1990 yılından itibaren mısır ve pamuk almıştır. Kahramanmaraş kırmızı biberinin yetiştiricilik
tekniğinin, çiftçilere çok iyi bir şekilde anlatılması, ayrıca yöre populasyonu içerisinden ıslah yoluna
gidilmesi, bölgeye uygun hastalıklara dayanıklı çeşitlerin geliştirilmesine yönelik çalışmaların ve
hasat sonrası kurutma işlemlerini tekniğine göre yapan işletme sayılarının arttırılması gerekmektedir.
Bamya (Abelmoschus esculantus L. (Monch))
Süleyman KARAGÜL
Bamya, Türkiye’nin büyük bölümünde uzun zamandır az-çok yetiştiriciliği yapılan, yıllık ortalama 20-25 bin ton kadar üretime sahip bir sebze türüdür. Hasat sırasındaki bazı zorlukları nedeniyle üretimi çok fazla olmasa da fiyatı en yüksek olan sebzeler içerisindedir. Bazı tropik bölgelerde çok yıllık olarak da yetiştirilen bamya ülkemizin de içinde bulunduğu birçok bölgede tek yıllık olarak bilinmektedir. Taze, kurutulmuş, konserve ve dondurulmuş olarak değişik şekillerde tüketilen bamya, konserve sanayi’ne de bir hammadde olmaktadır. Türkiye de üretim, tescilli çeşitlerden çok bir yıl önceki üretim parsellerinden elde edilen tohumlarla gerçekleştirilmektedir.