Skip to page content

ALATARIM ÖZETLER

Haziran/Aralık-2006

Haziran 2006

ALATARIM Haziran 2006

Alatarım Haziran 2006

Turunçgillerde Vegetatif Özelliklerin Kalıtımı: Üç Farklı F1 Populasyonunda Çöğür Gelişimi ve Kendileme Depresyonu
Osman GÜLŞEN Aydın UZUN Güçer KAFA

Turunçgillerde yetiştiriciliği yapılan çeşitler genel olarak biyotik ve abiyotik stres koşullarına hassastır. Çöğür gelişimi ve meyve kalitesi gibi önemli karakterlerin kalıtım mekanizması tam olarak bilinmemektedir. Bu çalışmanın amacı çöğür gelişimi ile kalıtım mekanizması ve melez populasyonlarda görülen kendileme depresyonunu incelemektir. Çalışmada Clementine mandarini ana olarak kullanılmak üzere Minneola, Orlando tanjeloları ile Kara mandarini polen kaynağı olarak kullanılmasıyla elde edilen üç farklı populasyon üzerinde yürütülmüştür. Çöğür gelişimi Mersin’de bulunan Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü arazilerinde iki populasyon yarı kontrollü sera koşullarında bir populasyon ise açık arazi koşullarında incelenmiştir. Çöğür gelişimi açısından her üç populasyon da devamlı varyasyon göstermiştir ki bu çok gen tarafından kontrol edildiğini göstermektedir. Her üç populasyonda da zayıf gelişen veya tamamen kuruyan bitki sayıları normal gelişme gösteren bitkilere oranla yüksek bulunmuştur. Kayma değerleri (skewness) sırasıyla 0.25, 0.38 ve 1.0 olarak hesaplanmıştır. Turunçgillerde zayıf gelişen veya hiç gelişme göstermeyen bitkilerin çokluğu kendileme depresyonu nedeniyle oluşabilir. Bu çalışma turunçgillerde melezleme programlarında yakın akrabalar arası melezlemelerde kendileme depresyonunun önemli kayıplara sebep olabileceğini ortaya çıkarmıştır.

Farklı Renkteki Malçların Domateste Verim ve Kalite Özelliklerine Etkisi
Halime ÖZDAMAR ÜNLÜ Hüsnü ÜNLÜ Adem KARATAŞ Hüseyin PADEM Yasin Emre KİTİŞ

Bu çalışma, 4 farklı malç uygulamasının (mavi, yeşil, şeffaf, siyah) kontrole (malçsız) göre domatesin verim ve kalite özelliklerine etkilerini tespit etmek amacıyla yürütülmüştür. Deneme sonunda, kontrol uygulaması dışındaki tüm uygulamalarda toprak sıcaklığında bir artış söz konusu olmuştur. En yüksek verim şeffaf malç uygulamasından (8469 kg/da) elde edilirken, en düşük verim kontrol uygulamasından (5128 kg/da) elde edilmiştir. Siyah malç uygulaması en yüksek meyve ağırlığını (151.21 g) verirken kontrol uygulaması en düşük değeri (118.40 g) vermiştir. pH, briks ve delinme direnci sırasıyla; 4.43-4.51, 3.67-4.00 ve 1.514-1.767 kg/cm2 arasında değişim göstermişlerdir.

Pyrimethanil Uygulamalarının Domates (Lycopersicon esculentum Mill.) Bitkisi Yaprağında Oluşturabileceği Fizyolojik Değişikliklerin Belirlenmesi ve Ürün Miktarı Üzerine Etkisi
İlkay ÖZTÜRK Nedret TORT

Bu çalışmada; serada yetiştirilen domates (Lycopersicon esculentum Mill.) bitkisine Mythos SC 300(300 g/ l Pyrimethanil) fungisiti uygulanmış; protein ile hormon miktarlarının yanı sıra, açık-kapalı stoma sayıları ve ürün miktarına bakılmıştır. Fungisit uygulamaları Mythos SC 300 için etikette önerilen (125 ml/ 100 l suya) , önerilenin iki katı (250 ml/ 100 l suya) ve önerilenin üç katı (375 ml/ 100 l suya) dozlarında yapılmıştır.

Tüm uygulama gruplarında, protein değerleri kontrole göre doz artışına paralel olarak artmıştır. IAA (İndol-3-asetik asit) ile kapalı stoma değerleri yine tüm fungisit gruplarında kontrole göre artış göstermiştir. Özellikle Mythos’un tüm gruplarında ABA (Absisik asit) miktarının kontrole göre artması nedeniyle, uygulanan fungisitin domates bitkisinde fizyolojik strese neden olduğu ve elde edilen ürün miktarı üzerinde olumsuz bir etki meydana getirdiği açıkça görülmüştür.

Bazı Fasulye ve Börülce Genotiplerinin Tuz Stresine Tepkileri
H. Yıldız DAŞGAN Sibel KOÇ Bulut EKİCİ Hakan AKTAŞ Kazım ABAK

Bu çalışmada, 10 fasulye ve 3 börülce genotipinin genç bitki aşamasında tuzluluğa karşı göstermiş oldukları tepkiler “iyon dengesi (regülasyonu)” yönünden incelenmiş ve genotiplerin tuzluluğa karşı tepkileri bakımından sınıflandırması yapılmıştır. Bitkiler, “derin akan su kültürü” tekniği ile yetiştirilmiştir. Su kültürü ortamında 125 mM NaCI uygulamasının, uygulanmayan kontrol grubu ile iyon alımı açısından karşılaştırılması amacıyla bitkilerin yeşil aksam dokularında Na, K ve Ca konsantrasyonları incelenmiştir. Tuzlu koşullarda yetiştirilen bitkilerde, tuz zararı 1 ile 5 arasında değişen bir skala ile değerlendirilmiştir. Ayrıca, iyonların birbirleriyle olan ilişkileri korelasyon analizleriyle incelenmiştir. Araştırma sonucunda fasulye ve börülce genotiplerinin 125 mM NaCl uygulamasında farklı savunma mekanizmaları ile farklı duyarlılık seviyeleri gösterdikleri belirlenmiştir.

Gelişmeleri Farklı Olan Elma ve Vişne Fidanlarında Gelişme Güçleri İle Flavanlar Arasındaki İlişkiler
S. Zeki BOSTAN Turan KARADENİZ

Starking elma ve Kütahya vişne fidanlarında gelişme güçleri ile flavan içerikleri arasındaki ilişkileri belirlemek amacıyla yapılan bu çalışmada, gelişmeleri farklı olan iki yaşlı fidanlar kullanılmıştır. Kış dinlenme dönemi sonunda yapılan değerlendirmeler sonucunda, farklı gelişme gösteren fidanların flavan içeriklerinin de değişik seviyelerde olduğu, flavanlar ile büyüme gücü arasında belirgin bir ilişkinin olmadığı, ancak genel olarak flavanların en fazla sürgün ucunda, en az ise kökte bulunduğu belirlenmiştir.

Bağcılığın Belalı Zararlısı: Filoksera
Zeliha GÖKBAYRAK

Filoksera zararlısı (Daktulospharia vitifoliae Fitch.) bağların kendi kökleri üzerinde çoğaltımını doğrudan engelleyen ve dayanıklı Amerikan asma anaçları üzerine aşılı fidan kullanımını zorunlu kılan en önemli bağ zararlısıdır. Yaşam döngüsündeki farklılık ve genotipindeki çeşitlilik, bu zararlı ile mücadele olanaklarını sınırlamaktadır. Son yıllarda anaç kullanımına ek olarak, doğrudan filokserayı hedef alan veya omcanın dayanım gücünü arttırmaya yönelik bir çok farklı uygulama yapılmasına rağmen bu zararlı ile mücadele, biyolojisi, ekolojisi ve verdiği zararın daha iyi anlaşılması ile mümkün olacaktır.

Sera Isıtma Sistemlerinin Teknik Tasarımı
H. Hüseyin ÖZTÜRK M. Murat HOCAGİL Cengiz TÜRKAY

Bu çalışmada; seralar için sıcak sulu ısıtma sistemlerinin teknik tasarımı incelenmiştir. Sera ısıtma sistemlerinden beklenilen teknik özellikler ve seralarda ısıtma borularının yerleşimini etkileyen temel teknik etmenler açıklanmıştır. Plastik ve cam seralarda, ısı değiştirici olarak plastik ve çelik boru kullanılan sıcak sulu ısıtma sistemleri; tasarım özellikleri, sera iklimine etkileri, yetiştirme sistemlerine uygunluk ve teknik/ekonomik uygulanabilirlik bakımından değerlendirilmiştir. Isı değiştirici olarak kullanılması gereken ısıtma borusu uzunluğunun hesaplanması anlatılmıştır.

Kantaridin ve Önemi
Nilay GÜLPERÇİN Serdar TEZCAN

Bir kimyasal madde olan kantaridinin böcekler, hayvanlar ve insanlar üzerine etkileri önceki çalışmaların ışığında bu makalede değerlendirilmektedir.

ALATARIM Aralık 2006

Alatarım Aralık 2006

 

Aralık 2006

Aşılı Fide Kullanımının Sera Kavun Yetiştiriciliğinde Beslenme Durumuna Etkisi
Garip YARŞI Nebahat SARI

Araştırma 2001-2002 yılları arasında yürütülmüştür. Çalışmada 2001 yılında 8’i açık tozlanan, 2’si hibrit 10 farklı kabak anacının Falez Fı kavun çeşidinde; 2002 yılında ise 3’ü açık tozlanan, 3’ü hibrit 6 farklı kabak anacı ve 1 kavun anacının Falez Fı ve Galia C-8 Fı kavun çeşitlerinde bitki besin maddeleri alımına olan etkileri araştırılmıştır.

İki yıllık çalışmalar sonucunda, Lageneria grubuna giren anaçlar, C. maxima ve C. moschata anaçları seraya dikimden sonra ölmüştür. L. cylindrica ve C. ficifolia anaçları zayıf; ancak interspesifik hibridler (P 360, RS 841, TZ 148) ile B. hispida ve KA 637 anaçları ise iyi uyuşum göstermiştir. Uyuşma problemi olmayan anaçlar (P 360, RS 841, TZ 148) kontrolden daha hızlı büyümüştür. Bitkilerde yapılan yaprak analizi sonuçlarında, uyuşma problemi olmayan aşılı bitkilerin, Mn ve K dışında, kontrole göre daha fazla makro ve mikro element aldıkları tespit edilmiştir.

Dünyada Son Yıllarda Yürütülen Asma Islahı Çalışmalarının Hedefleri ve Kullanılan Islah Yöntemleri
Ali SABIR Semih TANGOLAR

2005 yılında yürütülen bu araştırmada asma ıslahı konusunda son 10 yıl içerisinde düzenlenen uluslararası ve ulusal sempozyum ve kongreler ile “Horticultural Abstracts”larda 1994-2004 yılları arasında yayınlanan makaleler incelenmiştir.

Çalışmada, ıslah amaçları verim ve kalite, çekirdeksizlik, dayanıklılık ve erkencilik; ıslah yöntemleri ise seleksiyon, melezleme, gen aktarımı ve mutasyon ıslahı başlıkları altında değerlendirilmiştir. Bazı makalelerde birden çok amaca yönelik çalışıldığı gözlenmiştir. Bu tür araştırmaların sınıflandırılmasında yazarların belirttiği ilk hedef dikkate alınmıştır. Sonuçlar ıslah yöntemleri ve ıslah amaçlarına göre gruplara ayrılarak tablolar halinde düzenlenmiştir.

Araştırmada, makalesine ulaşılan toplam ülke sayısı 42; bu ülkelerin asma ıslahı üzerine yayınlamış olduğu ulaşılan makale sayısı ise toplam 758 olarak tespit edilmiştir. Ülkeler içerisinde ulaşılan makale sayısı bakımından İtalya 114 adet (%15.0) ile ilk sırada yer alırken; bunu Amerika Birleşik Devletleri (107 adet, %14.1) izlemiştir. Islah amacı bakımından yapılan incelemede en çok verim ve kalite konusunda çalışıldığı (390 adet, %51.5), en çok kullanılan ıslah yönteminin ise seleksiyon olduğu (497 adet, %65.6) belirlenmiştir.

Anamur Yöresindeki Muz Seralarının Yapısal ve İşlevsel Özellikleri
Cengiz TÜRKAY H. Hüseyin ÖZTÜRK Hasan PINAR M. Murat HOCAGİL

Bu çalışmada Mersin ili Anamur ilçesinde muz yetiştiriciliği yapılan sera işletmelerinin; sosyal özellikleri ile işletmelere ait sera tipleri, kullanım şekilleri, tasarım ve iklimlendirme özellikleri incelenmiştir. Muz seralarının ortalama büyüklüğü 0.289 ha olarak belirlenmiştir. Seralara ait veriler anketle belirlenmiştir. Seraların büyük bir çoğunluğu (%95) mülk sahipleri tarafından işletilmekte olup, diğer seralar (%5) ortakçılar tarafından işletilmektedir. Muz sera alanlarının %98’i plastik ve %2’sini cam seralar oluşturmaktadır. Sera yapılarının %54’ü çok-bloklu, %46’sı ise tek-blok olarak tasarımlanmıştır. Sera yapılarının oluk yüksekliği %85 oranda 3-5 m arasındadır. Bölgede muz veriminin ortalama 53 850 kg/ha olduğu belirlenmiştir.

Demir Klorozu Üzerine Farklı Demir Uygulamalarının Etkisi
Gültekin ÖZDEMİR Semih TANGOLAR

Bu araştırmada materyal olarak kirece dayanımları farklı olan Yalova İncisi üzüm çeşidi ile 140 Ru ve 1103 P Amerikan asma anaçları kullanılmıştır. Genotipler, hazırlanan %10, %30 ve %50 kireç içeriğine sahip topraklarda denemeye alınmıştır. Her ortamda 1) 20 ppm Fe (FeSO4 olarak) + Çiftlik gübresi (100 g/saksı/5 kg toprak) 2) 20 ppm Fe (Fe-EDDHA olarak) 3) 20 ppm Fe (FeSO4 olarak) + Sitrik asit (uygulanan FeSO4’ın %10’u olacak şekilde) 4) Kontrol (Fe uygulaması yok) olmak üzere 4 farklı Fe uygulaması gerçekleştirilmiştir. Uygulamaların demir klorozuna olan etkilerinin belirlenmesi amacıyla genotiplerde kloroz şiddeti ve klorofil konsantrasyonları incelenmiştir.

Sonuçta denemeye alınan bütün genotiplerin yapraklarında kireç içeriğinde meydana gelen artışa bağlı olarak kloroz oluşumunun arttığı, buna karşın klorofil konsantrasyonunun azaldığı belirlenmiştir. Kloroz şiddetini azaltma bakımından yapılan bütün Fe uygulamalarının benzer etkide bulunduğu saptanmıştır. Uygulamaların yaprakların klorofil konsantrasyonlarına etkileri bakımından Fe-EDDHA ve FeSO4 + Sitrik asit uygulamalarının en etkili uygulamalar oldukları belirlenmiştir.

Çukurova Koşullarında Turp Yetiştiriciliği İçin Elverişli Ekim Zamanlarının Araştırılması
Nebahat SARI Nezihe KÖKSAL Halit YETİŞİR Hülya ULUTAŞ

Araştırma, Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü araştırma ve uygulama alanında yürütülmüştür. Araştırmada, Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü tarafından seleksiyon ıslahı ile geliştirilen iki genotip (Yuvarlak ve Uzun) kullanılmıştır. Ağustos ayı ortasından kasım ayı başına kadar ilk yıl beş (15 Ağustos, 1 Eylül, 15 Eylül, 1 Ekim, 15 Ekim), ikinci yıl altı farklı tarihte (13 Ağustos, 31 Ağustos, 15 Eylül, 1 Ekim, 15 Ekim ve 1 Kasım) olmak üzere tohum ekimleri yapılmış ve farklı ekim tarihlerinin verim ve yumru özellikleri üzerine etkileri araştırılmıştır.

Araştırma sonuçlarına göre; eylül ayı ekimlerinde en yüksek verim elde edilmiştir. Ağustos ayı ekimlerinde çıkış sorunları tespit edilirken, ekim-kasım ayları ekimlerinin verim ve yumru özelliklerini olumsuz etkilediği belirlenmiştir.

Bazı Sofralık Üzüm Çeşitlerinin Fenolojik Dönemleri ile Salkım ve Tane Özelliklerinin Saptanması
Gültekin ÖZDEMİR Semih TANGOLAR Hatice BİLİR

Çukurova Üniversitesi Pozantı Araştırma Merkezi (POZ-MER) bünyesinde 2002-2003 yıllarında yürütülen bu çalışmada, önemli bazı yerli ve yabancı sofralık üzüm çeşitlerinden, Tilki Kuyruğu, Zevük, Ata Sarısı, Kayırcık, Muscat de Alexandria, Razakı, Hönüsü, Italia, Alphonse Lavallee, Hamburg Misketi, Sultani Çekirdeksiz, Pembe Çekirdeksiz, Perlette, King’s Ruby ve Hatun Parmağı çeşitlerinin fenolojik dönemleri ile salkım, tane ve şıra özelliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır.

Araştırma sonucunda deneme yıllarında çeşitler arasında fenolojik gelişme tarihleri bakımından önemli farklılıkların olduğu belirlenmiştir. Çeşitlerde uyanma; 12-24 Nisan, tam çiçeklenme; 4-11 Haziran, ben düşme; 7-14 Ağustos ve olgunluk; 24 Ağustos - 29 Eylül tarihleri arasında tamamlanmıştır. Çeşitler arasında salkım, tane ve şıra özellikleri bakımından önemli farklılıklar saptanmıştır. Hönüsü, Italia, Alphonse Lavallee ve Ata Sarısı çeşitlerinin Pozantı ekolojisi için ümitvar çeşitler olabileceği belirlenmiştir.

Fitofag Böceklerin Konukçu Bitki Kabul Davranışları
İnanç ÖZGEN Yusuf KARSAVURAN

Fitofag böcekler, bitki yüzeylerine ulaştıklarında konukçu bitkilerini kabul edip etmeyeceklerinin karar aşamasındadırlar. Bu karar böceklerin beslenme davranışlarına doğrudan etki yapmaktadır. Bitkinin sahip olduğu bazı fiziksel ve kimyasal özellikler kompleks bir sistem dahilinde fitofag böceklerin konukçu bitkilerini kabul etme davranışlarında etkili olmaktadır. Konukçu bitki-fitofag böcek arasındaki bu ilişkiler doğanın iç dinamiği ile evrimsel süreç dahilinde devam edecek ve sürekli gelişecektir. Bu gelişim konukçu bitki-fitofag böcek arasındaki dinamik süreci işletecektir.

Fuyu ve Harbiye Trabzon Hurması Çeşitlerinde Kalite Kayıpları ve Önleme Yolları
Ahmet Erhan ÖZDEMİR Elif ERTÜRK Celil TOPLU Mustafa KAPLANKIRAN Ercan YILDIZ

Bu araştırma, Hatay ili Dörtyol ilçesindeki Mustafa Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Araştırma ve Uygulama Bahçesinde yetiştiriciliği yapılan Fuyu ve Harbiye Trabzon hurması çeşitleriyle yürütülmüştür. Meyvelerde görülen kalite kayıpları daha çok derim öncesi ve özellikle derim sırasında olduğundan, bu kayıpların önlenmesi için öncelikle bunların belirlenmesi ve miktarlarının saptanması gerekmektedir. Bu araştırmanın amacı, Fuyu ve Harbiye çeşitlerinde kalite kayıplarının belirlenmesi ve önleme yollarının saptanmasıdır.

Trabzon hurmalarında, derim öncesi yapılan kültürel işlemlerden kaynaklanan kalite kayıpları ile derim ve derimden sonra ürünlerin taşınması sırasında meydana gelen zararlanmalar belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, derim öncesinde görülen önemli kayıplar güneş yanıklığı ve dal sürtmesi olurken, derim sırasındaki önemli kayıplar ise ezik, yara ve berelerdir. Harbiye çeşidinin ekstra ve 1. kalite meyve oranları ile pazarlanabilir meyve oranları (%86.00) Fuyu çeşidinden (%83.34) daha fazla olmuştur.