Hıyar (Cucumis sativus L.)’da Rejenerasyonun
Optimizasyonu
Yeşim YALÇIN MENDİ Sinem SERBEST KOBANER A. Fikret FIRAT
Çalışmanın amacı, hıyar’da farklı BA ve AVG konsantrasyonlarını deneyerek etkili rejenerasyon metodunu optimize etmektir. Rejenerasyon ortamı olarak AVG’nin 0.0, 0.5 ve 1.0 mg/l, BA’nin 0.0, 0.5, 1.0 ve 2.0 mg/l konsantrasyonlarını içeren MS (Makro, Mikro ve Vitamin) ve katılaştırıcı olarak da Phytagel (3 g/l) kullanılmıştır. Denemede ‘flamingo bill’ eksplant tipi denenmiştir.
Denemenin sonucunda, en yüksek rejenerasyon oranı, 0.5 mg/l AVG ve 0.5 mg/l BA ilave edilmiş MS ortamından %87.5 oranında elde edilmiştir. Ortama AVG’nin eklenmesi ile rejenerasyon oranı artmıştır. Ancak, AVG’nin yüksek konsantrasyonunda (1mg/l) rejenerasyon oranınının düştüğü gözlenmiştir.
Array Gen Ekspresyon Teknolojisi ve Bitkisel Üretimde Kullanımı
Mehmet KARACA A. Naci ONUS
Array teknolojisi günümüzde ileri genetik çalışmalarında önemli bir unsurdur. Array teknolojisinin gücü kısa zamanda genom çapında büyük ölçekte data toplama, ölçme ve analiz etmesinden gelmektedir. Günümüze kadar array teknolojisinin uygulama alanları aynı zamanlı gen ekpresyonlarını izleme, yeni genler bulma, mutasyon ve polimorfizm’dir. Bitkisel üretimde uygulama alanları halen başlangıç döneminde olmasına rağmen, bu teknoloji değişik biyolojik olayların, örneğin defans sistemlerinde, çevre stres faktörlerine karşı bitkilerin gösterdiği reaksiyonların belirlenmesinde, meyve olgunluğu ve tohum gelişiminde etkili olan genlerin belirlenmesinde ve GMO’ların analizlerinde kullanılmaktadır. Bu derlemede, array teknolojisi moleküler genetik orijinli olmayan okuyuculara tanıtılmakta ve değerlendirilmektedir.
Kavunda (Cucumis melo L.) Farklı Bitki Parçalarında in vitro Organ Oluşumuna
Ortamın Şeker ve pH Düzeyinin Etkileri
K. Yaprak TANER Ruhsar YANMAZ Ezgi YAZAR Aslı ALPER
Araştırmada, in vitro mutasyon ıslahına yönelik çalışmalara temel olması için; Yuva kavun çeşidine ait in vitro bitkilerden alınan kotiledon ve yapraklı hipokotil parçalarının MS besin ortamında sürgün oluşturma kapasiteleri üzerine farklı şeker (% 15, 20 ve 25) konsantrasyonlarının ve pH seviyelerinin (5.6, 5.7, 5.8) etkileri incelenmiştir.
Araştırma sonucunda, kotiledon parçalarından sadece kallus oluşumu sağlanırken, yapraklı hipokotil parçalarından kallus oluşumu ile birlikte sürgün oluşumu meydana gelmiştir. En yüksek oranda ve kaliteli sürgün oluşumu, bitki parçası başına ortalama 4.89 adet sürgün olacak şekilde %15 şeker içeren ve pH’sı 5.6 olan MS besin ortamında elde edilmiştir.
Cam Serada Aşılı Fide Kullanımının Faselis Fı Patlıcan Çeşidinde Verim, Meyve
Kalitesi ve Bitki Büyümesine Etkisi
Garip YARŞI Sevgi RAD
Araştırma 2002 yılında yürütülmüştür. Çalışmada Vigomax Fı anacı ve Faselis Fı patlıcan çeşidi kullanılmıştır. Kullanılan anacın verim ve meyve kalitesine etkisi araştırılmıştır. Çalışmanın sonucunda, aşılı bitkiler, kontrolden daha hızlı büyümüş, daha fazla kök, yaprak, gövde yaş ve kuru ağırlıklarına sahip olduğu tespit edilmiştir. Aşılı bitkilerde kontrole göre % 77 oranında verim artışı olmuştur.
Türkiye Kivi Üretim Durumu
Turan KARADENİZ
Çalışmada, ülkemiz kivi üretiminin mevcut yapısı ile 2010 yılında ulaşabileceği tahmini durumu belirlenmeye çalışılmıştır. En fazla kivi üretim alanına sahip ilin 2600 da ile Giresun olduğu, en fazla üretimin 850 tonla Yalova’nın, ortalama değerlere göre kapama kivi bahçesinin 17 da ile en yüksek Bursa ilinde, dekara verimin ise 3000-3500 kg ile Bursa, Ordu ve Yalova illerinde gerçekleştiği saptanmıştır. 2003 yılında 301550 adet kivi fidanı üretildiği; 2003 yılı itibariyle Türkiye kivi üretim alanının 8721.1 da dikili omca sayısının 436055 adet ve üretim miktarının 3 490.6 ton olduğu belirlenmiştir. Bu değerlerin 2010 yılında sırasıyla, 17720 da, 886000 adet, 25891.8 ton olarak gerçekleşmesi tahmin edilmektedir.
Bazı Amerikan Asma Anaçlarının Yeşil Aşı Tekniğinde Başarı ve Performansları
Ali SABIR Zeki KARA
Bu çalışmada aşılı tüplü fidan eldesi amacıyla 2002 yılı aktif büyüme döneminde tüplü 41 B, 99 R ve Rupestris du Lot Amerikan asma anaçları üzerine Razakı ve Hamburg Misketi üzüm çeşitleri kullanılarak V kesitli yeşil aşı yapılmıştır.
Araştırmada incelenen değişkenler dikkate alındığında kullanılan anaçların farklı etkilere sahip olduğu saptanmıştır. En yüksek sürgün uzunluğu, sürgün kalınlığı, yaprak sayısı ve aşı tutma oranı sırasıyla Razakı / Rupestris du Lot (31.17 cm), Hamburg Misketi / Rupestris du Lot (4.54 mm), Hamburg Misketi / Rupestris du Lot (12.77 adet) ve Razakı / Rupestris du Lot (%85) aşı kombinasyonlarından kaydedilmiştir.
Kırkağaç 637 Kavun (Cucumis melo. L.) Çeşidinde Rejenerasyonun
Optimizasyonu
Yeşim YALÇIN MENDİ Muzaffer İPEK Sinem SERBEST KOBANER
Emre KÜKÜRT
Bu çalışmada, Türkiye’de önemli bir kavun çeşidi olan Kırkagaç 637 kavun tohumlarının suda bekletilme zamanlarının (6, 15, 21 saat), eksplant tiplerinin (kotiledonun proksimal ve distal kısmı) ve eksplantın ortam üzerine konulma şeklinin (kotiledonun abaksiyal ve adaksiyal yüzeyleri) rejenerasyon üzerine etkileri araştırılmıştır.
Çalışma sonucunda kotiledonun abaksiyal ve adaksiyal yüzeyleri arasında istatistiksel olarak önemli bir farklılığa rastlanmamıştır, buna ek olarak suda bekletilme zamanları (6, 15 ve 21 saat) arasındaki farklılıkların da önemsiz olduğu belirlenmiştir. Kotiledonun proksimal kısmındaki rejenerasyon ve sürgün oluşum kapasitesinin, distal kısmına nazaran daha yüksek olduğu belirlenmiş, ayrıca farklı suda bekletilme zamanının rejenerasyonda olmasa da, sürgün oluşumunda önemli olduğu bulunmuştur. 15 ve 21 saat suda bekletilmiş olan tohumlarda sürgün oluşumunun (3.0 sürgün/eksplant), 6 saat suda bekletilmiş olan tohumlardakine nazaran daha yüksek (1.5 sürgün/eksplant) olduğu saptanmıştır.
Küreselleşme Sürecinde Ülkemiz Arıcılığı İçin Olası Bir Zararlı:
Küçük Kovan Böceği (Aethina tumida)
Ali KORKMAZ Cahit ÖZTÜRK
Son yıllarda gelişen küreselleşme sürecine paralel olarak kıtalar ve ülkeler arasında materyal değişim olgusu hız kazanmıştır. Bu olaydan tüm sektörlerin olduğu gibi arıcılık sektörünün de etkilenmesi kaçınılmazdır. Günümüzde Amerika ve Avustralya’da yaygın olarak bulunan ve arıcılık sektörüne büyük zararlar veren Afrika kökenli küçük kovan böceğinin diğer ülkelere ve ülkemize bulaşması da oldukça yüksek bir olasılıktır. Bu zararlının daha ülkemize bulaşmadan tanınması, kontrolü, biyolojisi ve savaşım yöntemleri konusunda arı yetiştiricilerimizin bilinçlendirilmesi ile küçük kovan böceğinin olası zararlarına karşı zamanında önlem alınması sağlanacaktır.
Giresun’da Yetiştirilen Bir Kocayemiş (Arbutus unedo L.) Tipinin
Bitkisel Özellikleri
Turan KARADENİZ Turgut ŞİŞMAN
Çalışma, Giresun merkez ilçede yetiştirilen bir kocayemiş tipinin bitkisel özelliklerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Ağacın tahmini yaşı 25, gövde çapı 16 cm, kuzey tarafta yıllık sürgün uzunluğu 18.50 cm, sürgün çapı 3.14 mm, yaprak alanı 18.64 cm2 ve yaprağın kül içeriği % 2.39; güney tarafta yıllık sürgün uzunluğu 11.53 cm, sürgün çapı 3.66 mm, yaprak alanı 16.00 cm2 ve yaprağın kül içeriği % 2.74 olarak belirlenmiştir. Meyvenin ağırlığı 10.71 g, eni 27.96 mm, boyu 24.37 mm, olarak ölçülmüş, meyvede pH 3.5 ve SÇKM % 22.9 olarak saptanmıştır.
Sakız Enginar Çeşidinde (Cynara scolymus L. cv. Sakız ) Mevsimsel Sıcaklık
Değişimlerinin Çiçekçik Oluşumu ile Çiçek Tozu Kalitesi ve Üretim Miktarı
Üzerine Etkileri
Davut KELEŞ Sinan ETİ
Akdeniz Bölgesi Koşullarında Denizli ve Kabaklı Bamya (Abelmoschus esculantus
L. Moench) Çeşitlerinde Farklı Yetiştirme Tekniklerinin Çiçek Tozu Miktarı,
Tohum Verimi ve 1000 Dane Ağırlığına Etkisi
Süleyman KARAGÜL Ali KORKMAZ Davut KELEŞ
Bu çalışma, Denizli ve Kabaklı bamya çeşitlerinin farklı yetiştirme koşulları altında meyve başına tohum miktarı ile 1000 dane ağırlığını saptamak amacıyla yürütülmüştür. 1000 dane ağırlığının çeşitlere bağlı olarak değişim gösterdiği, meyve başına tohum verimi bakımından ise Kabaklı bamya çeşidinin yetiştirilme şekline göre farklılık gösterdiği saptanmıştır. Çiçek tozu verimi bakımından Denizli bamya çeşidinde 26191.68 adet/çiçek çiçek tozu saptanırken Kabaklı çeşidinde 21977.43 adet/çiçek çiçek tozu saptanmıştır. Beyaz tül ile gölgelendirilmiş ve açıkta yetiştirme şeklinin tohum verimi üzerine etkili olduğu, Denizli bamya çeşidinde açıkta yetiştiricilikte 93.84 gölgelendirilmede ise 90.03 adet/meyve ve Kabaklı bamya çeşidinde açıkta 73.59 gölge altında ise 90.21 adet/ meyve tohum verimi elde edilmiştir.
Denizli bamya çeşidinde gölgelendirmede ve açıkta yetiştiricilikte 73.29 ve 67.16 g/1000 dane ağırlığı elde edilirken, Kabaklı bamya çeşidinde bu değerler sırasıyla 58.39 ve 56.36 g/1000 dane ağırlığı olarak gerçekleşmiştir. Ayrıca Kabaklı çeşidinde gölgelendirmenin daha fazla tohum elde edilmesine etki ettiği için tohum elde edilmesi amacıyla yetiştiricilik yapıldığında Akdeniz Bölgesinde gölgelendirme yapılmasının faydalı olacağı sonucuna varılmıştır.
Moleküler Markörlerin Prunus Türlerinde Kullanımı
Yıldız AKA KAÇAR
DNA teknolojilerinin geliştirilmesi bitki ıslahı, genetiği ve evrimi konularında çalışan araştırıcılara büyük avantajlar sağlamıştır. Analizler, izoenzim, RFLP, RAPD ve/veya mikrosatellit (SSR) markörlerini kullanarak fenotipten genotipe doğru kaymıştır. Bu yazıda moleküler markörlerin Prunus türlerinde kullanımına değinilmiştir. Araştırmalar; (1) markörler yardımı ile seleksiyon (2) genom haritalaması (3) karşılaştırmalı haritalama (4) gen kaynaklarının karakterizasyonu (5) filogenetik analizler ve kültür çeşitlerinin tanımlanması konularından verilmiştir.
Doğal Soğutmalı Depolarda Başarılı Limon Muhafazası İçin Dikkat Edilmesi
Gereken Önemli Noktalar
İhsan CANAN Tayfun AĞAR
Bu çalışmanın temelini 2002-2003 yılları arasında yürütmüş olduğumuz Ortahisar ve Mersin yayla depolarında limon muhafazası ile ilgili proje oluşturmuştur. Bu makalede proje yürütülürken limon muhafazası ile ilgili karşılaştığımız veya eksikliğini gördüğümüz bazı noktalara değinmek ve daha önceki araştırmacıların limon muhafazası için dikkat edilmesi gereken noktalarla ilgili yorumlarını belirtmek sureti ile pratik bir başvuru kaynağı oluşturulması hedeflenmiştir.
Ülkemizde limon da derim sonrası kayıplar ortalama her yıl için 10 ila 24 milyon $ arasında bir
rakama ulaşmaktadır. Derim sonrası kayıpları azaltmak için depolanacak limonun yetiştirildiği
bahçelerden başlayarak satış aşamasına kadar dikkat edilmesi gereken önemli noktalar vardır. Limon
meyvesinin yetiştirildiği ağacın beslenme durumu, bahçe ilaçlamaları, derim zamanı, derim şekli,
ambalajlama, deponun yapısı ve ambalajların depodaki dizilişi ile depo içerisinin havalandırılması
başarılı bir limon muhafazası için dikkat edilmesi gereken önemli noktalardandır.
İzmir ve Manisa İlleri Ekolojik Kiraz Bahçelerindeki Phyllobius Germar
(Coleoptera: Curculionidae) Türleri Üzerinde Bir Değerlendirme
Serdar TEZCAN Sakin VARLI
İzmir ve Manisa’daki ekolojik kiraz (Prunus avium Linnaeus) bahçelerinde 1998 ve 1999 yıllarında gerçekleştirilen bu çalışmada Phyllobius cinsine bağlı 3 tür saptanmıştır. Bu türler P. (Udanellus) brevis Gyllenhal, 1834, P. (s. str.) canus Gyllenhal, 1834 ve P. (s. str.) cupreoaureus Stierlin, 1861’dur. Bu türlerden en bol bulunanı polifag özellik gösteren P. canus’tur. P.brevis’in İzmir’de, P.cupreoaureus’un İzmir ve Manisa’da bulundukları ilk kez bu çalışmayla ortaya konulmuştur.
Serada Domates Yetiştiriciliğinde Farklı Renkte Malç Kullanımının Verim, Kalite
ve Sera Beyaz Sineği Trialeurodes vaporariorum (Westw.)
(Homoptera:Aleyrodidae) Nimf Populasyonuna Olan Etkileri Üzerine
Araştırmalar
Günnur KOÇER Sumru ELTEZ
Çalışma sera domates yetiştiriciliğinde değişik renklerdeki malç uygulamalarının verim ve meyve kalitesi ile beyaz sinek nimf populasyonuna olabilecek etkilerini ortaya koymak amacıyla
gerçekleştirilmiştir. Denemede saydam, siyah, beyaz, mavi, kırmızı, sarı ve metalik gri renkli
polietilen örtüler kullanılmıştır. Toplam verim açısından beyaz malç uygulaması diğerlerine göre daha
iyi sonuç vermiştir. Beyaz sinek nimf populasyon yoğunluğu genel anlamda tüm malç uygulamaları
ile kontrole göre azalmıştır. EC, pH, toplam kuru madde miktarı, toplam suda çözünebilir kuru madde
miktarı, titre edilebilir asitlik, vitamin C, meyve ağırlığı ve pazarlanabilir verim gibi meyve kalitesi
ile ilgili parametrelerin farklı renklerdeki polietilen malç uygulamaları ile değiştirilmediği
gözlenmiştir. Sonuç olarak üretim dönemi boyunca beyaz sinek populasyonunun problem olduğu
domates üretilen seralarda beyaz polietilen malç uygulamalarını önermek mümkündür.
Seralarda Sıcaklık ve Bağıl Nem Kontrolü Üzerine Bir Araştırma
M. Murat HOCAGİL H. Hüseyin ÖZTÜRK
Bu araştırma, serada sıcaklık ve bağıl nem oranını kontrol etmek amacıyla, taban alanı 115 m2 olan Venlo tip cam serada yürütülmüştür. Araştırmada, algılayıcılardan gelen sinyaller, sayısal ve anolog sinyal akış kartları tarafından işlenmiştir. Kartlardan bilgisayara gönderilen veriler, geliştirilen yazılım sayesinde bilgisayarda komut olarak işlenmiştir. Kullanıcı tarafından istenilen iklim koşulları bilgisayara girildiğinde, bilgisayar tarafından kartlara gönderilen sinyaller, kartlar tarafından komut olarak son kontrol elemanlarına gönderilerek ortam kontrolü sağlanmıştır. Geliştirilen yazılım modeli okunan verileri 20 saniye aralıklarla kayıt yapmıştır. Bu veriler incelenerek çalışma modelinin sıcaklık ve bağıl nem kontrolüne uygunluğu araştırılmıştır. Dış ortam sıcaklığı, 20−26.6 °C arasında değişmesine karşın, sera iç ortamındaki hava sıcaklığı 18−21.9°C arasında değişmiştir. Serada geliştirilen donanım yardımıyla, iç ortam sıcaklığı yaklaşık 2 dakikalık zaman aralığında 1 °C azaltılmıştır. İç ortam bağıl nem oranı yaklaşık 5 dakikalık zaman aralığında % 5 arttırılmıştır.
Silifke’de Serada Domates ve Hıyar Yetiştiriciliğinin Ekonomik Yapısı ve Performansı
Sevgi RAD
Mersin İli Silifke İlçesi’nin araştırma alanı olarak seçildiği bu çalışmada, plastik ve cam sera işletmelerinde domates ve hıyar yetiştiriciliğinin ekonomik yapısı ve başarısının (performansının) incelenmesi amaçlanmıştır.
Aktif sermaye içerisinde bina sermayesinin en yüksek payı aldığı, bunu toprak sermayesi ve
malzeme-mühimmat sermayesinin izlediği saptanmıştır. Tek ürün yetiştirilen işletmelerde bu sermaye
unsurlarının payları %49.36, %31.73 ve %14.45, çift ürün yetiştirilen işletmelerde ise %50.72,
%28.71 ve %13.99, hıyar yetiştirilen işletmelerde de %63.37, %22.24 ve %10.86 olarak
hesaplanmıştır. İşletme sermayesi içerisinde malzeme-mühimmat sermayesinin tek ürün yetiştirilen
işletmelerde de %76.43 ve çift ürün yetiştirilen işletmelerde %68.01 ve hıyar yetiştirilen işletmelerde
%75.47 pay aldığı, gübre ve ilaç değerinin, malzeme-mühimmat sermayesinin en önemli kalemini
oluşturduğu tespit edilmiştir.