Çekirdeksiz Karpuz Tohumlarında Bazı Uygulamaların Çıkış ve Fenolojik Özelliklere Etkileri
Veysel ARAS Nebahat SARI
Bu çalışmada değişik tuz solüsyonları, uç kesme, ön çimlendirme ve 52 oC sıcak su uygulamalarının çekirdeksiz karpuz tohumlarında çimlenme, çıkış oranı ile süreleri ve bu uygulamaların vegetatif ve generatif karakterlere etkileri belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmada %2’lik KNO3, Ca(NO3)2 ve NH4NO3 tuz solüsyonları kullanılmıştır. Serada yapılan çalışmalarda çimlenme oranı ve süreleri araştırılmıştır. En iyi çimlenme oranı %47.77 ile 52 oC sıcak su uygulamalarından elde edilmiştir. Çimlenme süresi bakımından en iyi sonucu sırasıyla 12.32 ve 11.77 gün ile Yaron ve Nova çeşitleri vermiştir. Gerçek yaprak oluşumu ve ilk dişi çiçek açma süresi üzerine en iyi sonucu sırası ile 26.27 ve 94.33 gün ile Tiffany çeşidi vermiştir.
AB Ülkelerinde Seraların Tasaraım Özellikleri
H. Hüseyin ÖZTÜRK Ali BAŞÇETİNÇELİK
Sera tarımı geçtiğimiz on yıl içinde bütün Avrupa’da hızlı bir şekilde gelişmiştir. Sera yetiştiriciliği, Avrupa ülkelerinin çoğunda kazançlı bir tarım sektörüdür. Bu araştırmada, Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde yaygın olarak kullanılan sera tipleri incelenmiştir. Bu çalışmanın asıl amacı; AB’nde yer alan ülkelerdeki sera teknolojisinin mevcut durumu, tasarım gereksinimi ve etkili faktörleri incelemektir. Bu amaçla; iklim, bölgesel düzenlemeler, yetiştirilen ürünler, yapı malzemelerinin durumu vb. gibi sera tasarımında etkili değişik etmenler değerlendirilmiştir.
İzmir ve Manisa İllerinde Ekolojik Kiraz Bahçelerinde Bulunan Nitidulidae (Coleptera) Familyası Türleri Üzerinde Bir Değerlendirme
Serdar TEZCAN İ. Meltem Düzbastılar Francois Lechanteur
1998 ve 1999 yıllarında İzmir ve Manisa’daki ekolojik kiraz (Prunus avium Linnaeus) bahçelerinde yürütülen bu çalışmada besin tuzaklarla Nitidulidae familyasına bağlı 4 tür saptanmıştır. Belirlenen türler Urophorus humeralis (Fabricius), Carpophilus bipustulatus Heer, C. hemipterus Linnaeus ve C. mutilatus Erichson’dur. En bol bulunan tür ise Urophorus humeralis’dir.
Doğal Düşman, Fitofag Böcek ve Konukçu Bitki İlişkilerinde Bitki Kimyasallarının Yeri
Ayşe AKKAYA
Bitkilerin böceklere karşı kimyasal savunma sistemini oluşturan ve sekonder etkili olan kimyasal bileşikler, kendisiyle beslenen fitofag böceğin sağlığını, gelişimini, çoğalmasını dolaylı olarak olumsuz yönde etkilemektedir. Bazı fitofag böcekler de kendilerini zaman içinde değiştirerek, söz konusu bitkilerin savunma sistemlerini değiştirip onlara yaklaşabilmektedir. Bu ikili besin ilişkilerinin yanı sıra, fitofag böcek ve doğal düşman ilişkilerinde bazı spesifik bitki kimyasallarının aracılık ettiği üçlü besin ilişkisi de bulunmaktadır. Bitkiler; yapılarında bulunan allelokimyasalların etkisiyle parazitoidleri çekmekte ya da bu allelokimyasalları yapılarına alan böceğin doğal düşmanları için uygunluğunun değişmesine neden olmaktadır. Böylece parazitoid ve predatörler üzerinde bitki savunma sisteminin etkisi, bitkiden kaynaklanan ve doğal düşman, konukçu ve bitki arasındaki özelleşmiş fiziksel, kimyasal ve davranışsal ilişkilere bağlı olarak gerçekleşmektedir.
Polen Sayımlarının Değerlendirilmesi İçin Basic Dilinde Bir Program
Ali KORKMAZ Davut KELEŞ Sinan ETİ
Bitkilerin çiçeklerinin anterlerinde bulunan polen miktarının sayısal olarak belirlenmesi sıkça kullanılan bir yöntemdir. Bu amaçla mikroskop altında polenlerin sayımı yapılmakta ve geliştirilen yöntemle yapılan hesaplamalar sonucunda bir çiçekte veya anterde bulunan polen sayısı belirlenmektedir. Hesaplama işlemi oldukça uzun bir süreci gerektirdiğinden dolayı bilgisayar ortamında değerlendirmeyi yapmak önemli düzeyde zaman kazandırmaktadır. Geliştirilen ve Basic programlama dilinde yazılan bu program ile polen sayımı çalışmalarında daha önceden geliştirilmiş olan polen sayımı yönteminin hesaplama işlemi daha kullanılabilir hale getirilmiştir.
Bazı Beyaz Baş Lahana (Brassica oleracea var. capitata) Çeşitlerinin Tokat Yöresine Uygun Ekim Zamanları ve Verimliliklerinin Belirlenmesi Üzerine Bir Araştırma
Zafer Eta Ali Ece
Mayıs 2000-Şubat 2001 tarihleri arasında Tokat koşullarında yürütülen bu çalışmanın amacı, beyaz baş lahana için uygun ekim zamanı ve çeşitlerini belirlemektir. Denemeye alınan 24 beyaz baş lahana çeşidinin tohumları 1 Mayıs, 20 Mayıs, 10 Haziran ve 30 Haziran 2000 tarihlerinde olmak üzere 4 farklı ekim zamanında ekilmiştir. Deneme bölünmüş parseller deneme desenine göre 3 tekerrürlü olarak kurulmuştur. Deneme sonucunda Awamori çeşidi 10,960 ton/da ile en verimli çeşit olarak belirlenmiştir. İncelenen özellikler bakımından çeşitler arasındaki fark, istatistiki olarak önemli bulunmuştur. En iyi ekim zamanı ise 10,472 ton/da ortalama verim ile 20 Mayıs ekim zamanı olmuştur. 1 Mayıs, 10 Haziran ve 30 Haziran ekim zamanlarındaki fark istatistiki olarak önemli bulunmamıştır.
Sera Koşullarında Erşan-92 ve Maraş-92 Pamuk (Gosspium hirsutum L.) Çeşitlerinin Ekim Derinliğinin Verim ve Verim Unsurları Üzerine Etkileri
Yaşar KASAP Ali Rıza DEMİRKIRAN
Sera koşullarında iki pamuk çeşidi (Maraş-92 ve Erşan-92) 2, 4, 6 ve 8 cm olmak üzere farklı ekim derinliklerinde; bitki boyu, meyve dalı sayısı, meyve dalına kadar nod sayısı, birinci meyve dalı uzunluğu, ana gövde çapı, yaprak alanı, toplam yaprak alanı, yaprak alanı indeksi, kök çapı, kuru kök ağırlığı, koza sayısı, koza hacmi, verim kriterleri ele alınarak denenmiştir.
Sonuç olarak, 8 cm derinlikte çimlenme olmamış, bitki boyu hariç ele alınan kriterlerin en yüksek değerleri 6 cm derinlikte Maraş-92 çeşidinden elde edildiği saptanmıştır. Bitki boyu ise her iki çeşit için ekim derinliğine bağlı olarak azalma göstermiştir.
Su Kirliliği ve Toprak Üzerindeki Etkisi
M. Turgut SAĞLAM Korkmaz BELLİTÜRK
Bu çalışmada, zaten sınırlı olan su kaynaklarının kirlenme sebepleri ve su kirliliğinin toprak üzerindeki etkisi incelenmiştir. Günümüzün tartışılmaz kabul edilen gerçeği, ulusal boyutlarda kirlenmenin hızla arttığı, genel olarak da Dünya’nın her geçen gün daha da kirlendiğidir. Su kirliliği; kentsel ve endüstriyel atıkların su ortamlarına arıtılmaksızın boşaltılmaları, tarımda verimi arttırmak amacıyla bilinçsizce kullanılan doğal ve yapay maddelerin su ortamlarına taşınması gibi sebeplerle gerçekleşmektedir. Kirlenen bu düşük kaliteli sulama sularının toprağa uygulanması, toprakta bitki besin maddeleri arasındaki mevcut dengenin bozulmasına neden olmaktadır.
Kurak Şartlarda Bazı Ekmeklik Buğday (T.aestivum L.) Genotiplerinin Dane Verimi ve Kalite Özelliklerinin Belirlenmesi
Mehmet ŞAHİN Seydi AYDOĞAN Aysun GÖÇMEN
Bu çalışma, 8 ekmeklik buğday (T. aestivum L.) (BDME 00/01-K, Karahan-99, Dağdaş-94, Bağcı- 2002, Gün-91, Kıraç-66, Bezostaya-1 ve Gerek-79) genotipinde dane verimi ve bazı kalite özelliklerini (protein oranı, gluten oranı, mini SDS sedimentasyon testi, bin dane ağırlığı, hektolitre ağırlığı ve dane sertliği) incelemek amacıyla 3 kurak alt bölgede (Konya-Merkez, Çumra ve Obruk), tam tesadüf blokları deneme deseninde 3 tekerrürlü olarak yürütülmüştür.
Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından geliştirilen Karahan-99 ekmeklik buğday çeşidi, İç Anadolu Bölgesinde yaygın olarak yetiştirilen Gerek-79 ekmeklik buğday çeşidine göre tüm alt bölgelerde dane verimi ve kalite özellikleri yönüyle daha yüksek performans göstermiştir.
Konya-Merkez alt bölgesi dane verimi ve bin dane ağırlığı, Obruk alt bölgesi ise protein oranı, hektolitre ağırlığı ve mini SDS sedimentasyon testi özellikleri açısından istatistiksel olarak farklılık gösterirken, gluten oranı ve dane sertliği için ise alt bölgeler arasında farklılık belirlenememiştir.
İnterdonato Limon ve Ruby Red Altıntop Çeşitlerinde Derim Sonrası Analizlerde Görülen Kayıpların Saptanması
Fatma TEMİZYÜREK Gülşen BÜYÜKAŞIK Ahmet Erhan ÖZDEMİR Elif ERTÜRK
Derilen meyvelerin değişik sebeplerle analizleri hemen yapılamamaktadır. Bu durumlarda meyveler bir süre bekletilmekte olup, çoğu zaman bekletme koşulları uygun olmamaktadır. İnterdonato limon ve Ruby Red altıntop çeşitleri Hatay ili Samandağ ilçesinde bir üretici bahçesinden derilmiştir. Her iki çeşide ait meyveler derimden hemen sonra analizleri yapıldıktan sonra 4ºC ve 20ºC civarındaki oda koşullarında meyve ve meyve suyu olarak 1 hafta bekletilmiştir. Bu sırada derimden 3 saat, 6 saat, 12 saat, 1 gün, 2 gün 3 gün ve 7 gün sonra olmak üzere ağırlık kaybı (%), suda çözünebilir toplam kuru madde (%), pH, asitlik (g sitrik asit / 100 ml meyve suyu), usare miktarı (%) ve C vitamini [mg askorbik asit/100 ml usare (L-askorbik asit)] analizleri yapılmıştır.
Bitkilerde DNA İzolasyonu
Yıldız AKA KAÇAR
Narda (Punica granatum L.) Meyve Çatlaması
Cenap YILMAZ Ahsen Işık ÖZGÜVEN
Türkiye’de nar yetiştiriciliğinde pek çok problem vardır. Bunlardan, meyve çatlaması nar
yetiştiriciliğinde temel meyve kalite sorunu olmaktadır. Meyve çatlaması, meyve kabuğunun ve
danelerin farklı oranlarda gelişmeleri sonucu oluşan fizyolojik bir zararlanmadır. Nar yetiştiriciliğinde
meyve çatlamasının pek çok nedeni vardır.
Yüksek Tünel ve Açıkta Yetiştirilen Çileklerde Meyve kalite Sınıfları
Kazım GÜNDÜZ Emine ÖZDEMİR
Araştırmada yüksek tünel ve açıkta 5 çilek çeşidi (Dorit, Camarosa, Selva, Chandler, Sweet Charlie)yaz dikim yöntemiyle yetiştirilerek meyve kalite sınıfları (Ekstra, I. kalite, II. kalite ve Iskarta) incelenmiştir. Ekstra meyve oranı yüksek tünelde en yüksek mart ayında (%50.8), açıkta nisan ve haziran aylarında (%36.0, %37.5) alınmıştır. Çeşitlerden Camarosa hem yüksek tünelde hem de açıkta en fazla ekstra meyveleri vermiştir (sırasıyla %40.1, %38.0). Iskarta meyve oranı bakımından hem yüksek tünelde hem de açıkta en yüksek değerler haziran ayında alınmıştır. Çeşitlerden yüksek tünelde Chandler, açıkta Sweet Charlie en yüksek ıskarta meyve oranını vermiştir.
Brokkoli (Brassica oleracea var. italica) Yetiştiriciliği
Kazım MAVİ
Ülkemizde brokkoli yetiştiriciliğine son yıllarda başlanmıştır. Bu nedenle ülkemizde ne kadar alanda ve ne miktarda üretildiğine kayıtlarda rastlanmamaktadır. C vitamininin yüksek olması ve
antikanserojen maddeler içermesi ile ön plana çıkmaktadır. Lahanagiller familyasının üyesi olan
kışlık bir sebze türüdür. Taze ve dondurulmuş gıda sanayi için önemli bir sebzedir. Yetiştiriciliği
tamamıyla hibrit çeşitlerle yapılamaktadır. Ülkemiz için yeni bir tür olması medeniyle
yetiştiriciliğinin açıklanmasında yarar vardır. Yüksek fiyatlarla alıcı bulması nedeniyle, alternatif bir
sebze türü olarak üreticiler tarafından dikkate alınmalıdır.
Mersin İli Kayısılarında Saptanan Zararlılar
Naim ÖZTÜRK M. Rıfat ULUSOY
Bu çalışma, 2001 – 2002 yılları arasında sofralık erkenci kayısının merkezi olan Mersin iline bağlı Merkez, Erdemli, Tarsus ve Mut ilçelerindeki kayısı bahçelerinde yürütülmüştür. Çalışma sonucunda kaysılarda zararlı 7 takıma bağlı 22 familyadan 41 adet tür saptanmıştır. Ancak, bu türlerden 8 – 10 adetinin kayısılarda zaman zaman zarara neden olarak, ekonomik kayıplar oluşturduğu belirlenmiştir. Ekonomik anlamda zarar yapan türler arasında kaysının ana zararlısı olan Şeftali güvesi (Anarsia lineatella) başta olmak üzere, potansiyel zararlılar fidan dipkurtları (Capnodis spp.), yassı baş böcekleri (Aurigena malachitica ve Ptosima sp.), meyve yazıcıböceği (Scolytus rugulosus), mayıs ve haziran böcekleri (Melolontha melolantha ve Polyphylla fullo), erik unlu yaprakbiti (Hyalopterus pruni)’nin önemli türler olduğu, ayrıca akdeniz meyvesineği (Ceratitis capitata), erik koşnili (Sphaerolecanium prunastri), zeytin kabuklubiti (Parlatoria oleae), baklazınnı (Tropinata hirta), çamuratan (Agalmatium flavescens) ve büyük ağaç pentatomidi (Apodiphus amygdali)’nin de bölgede yaygın olarak bulunduğu ve zarar yaptığı belirlenmiştir.
Dayanıklılık Artırıcı Bitki Kativatörü Acibenzolar-S methyl (ASM)'nin Domates Hastalık ve Zararlılarıyla Savaşımda Kullanım Olanakları
Ömür BAYSAL Yusuf Ziya GÜRSOY
Bilindiği üzere domates üretimi ülkemizde önemli bir yer arz etmektedir. Son yıllarda insan ve çevre sağlığını göz önünde tutan bitki koruma yöntemleri tüm dünyada kimyasal savaşıma alternatif bir
yöntem olarak kabul edilmekte ve bunu üzerinde çalışmalar devam etmektedir. Bu derlemede bu
alternatif mücadele yöntemleri açışından son yıllarda oldukça üzerinde birçok araştırmalar yürütülen
Acibenzolar-S- methyl (ASM)’in üzerinde durulmakta olup domates hastalık ve zararlılarıyla
mücadelede bu bileşiğin alternatif mücadelede domates hastalık ve zararlılarına karşı kullanılabilme
olanakları değerlendirilmektedir.
Manisa İlinde Yetiştirilen Kültür Kekiği (Origanum spp.) (Lamiaceae)'ndeki occinellidae (Coleoptera) Türlerinin Belirlenmesi Üzerinde Çalışmalar
Serdar TEZCAN Göksal BEYAZ Nedim UYGUN
Manisa yöresi kültür kekiği üretim alanlarında bulunan Coccinellidae familyasına ait böcek faunasının belirlenmesini amaçlayan bu çalışma 1998-1999 yıllarında Salihli ve Turgutlu’daki 2 ayrı üretim alanında gerçekleştirilmiştir. Örnekler nisan-kasım ayları arasında haftada bir kez toplanarak alınmıştır. Çalışma sonucunda Coccinellidae familyasına ait dokuz tür saptanmıştır. Bunlar Scymnus frontalis (Fabricius), S. inderihensis Mulsant, S. quadriguttatus Fürsch, S. rubromaculatus (Goeze), Nephus nigricans Weise, Exochomus nigromaculatus (Goeze), Hippodamia variegata (Goeze), Coccinula quatuordecimpustulata (Linnaeus) ve Coccinella septempunctata (Linnaeus)’dır. S. frontalis, S. rubromaculatus ve H. variegata örneği en bol bulunan türlerdir.
Topraksız Tarımda Besin Solüsyonunun Dezenfeksiyonu
Gölgen ÖZTEKİN Yüksel TÜZEL Özlem KESKİN
Topraksız tarım toprak kaynaklı hastalık ve zararlıları ortadan kaldırmaktadır. Ancak topraksız tarımda da kök hastalıkları görülebilmekte ve bu hastalık etmenleri özellikle besin solüsyonunun
resirküle edildiği kapalı sistemlerde yayılma riskleri ile sorun olmaktadır. Bu nedenle kapalı
sistemlerde besin solüsyonu resirküle edilmeden önce dezenfekte edilmelidir. Kapalı sistemlerde
besin solüsyonu, aktif (ısı uygulaması, ozonlama, UV-radyasyonu, membran filtrasyonu, aktif
hidrojen peroksid ve iyodlama) ve pasif (yavaş kum filtrasyonu) yöntemler ile dezenfekte edilebilir.
İklim Koşullarının Sera Tasarımına Etkisi
H. Hüseyin ÖZTÜRK
Sera yapıları, ürünlerin bitki hastalıkları ve ekstrem sıcaklıklar kadar rüzgar, yağmur, dolu ve kar gibi iklimsel etkilere karşı korunması için kullanılır. Seranın yapısal tasarımı ve iç ortamdaki mikroklimanın kalitesini etkileyen en önemli iklim etmenleri; sıcaklık, güneş ışınımı, rüzgar hızı ve yağıştır. Bölgesel iklim koşulları, serada sadece ortam kontrolü için kullanılan ekipmanları etkilemekle kalmaz, aynı zamanda seranın yapısal tasarımını da etkiler. Sera tasarımı, örtü materyali ve kullanılan iklimlendirme sistemleri değişik bölgesel iklim koşullarının gerektirdiği şekilde belirlenir. Bu nedenle sera tasarımında bölgesel iklimle ilgili düzenlemeler dikkate alınır. İklim etmenleri sera tasarımında bütünleşik bir etkiye sahiptir. Özel bölgesel koşullara bağlı olarak, seranın dayanımı ve işlevselliğinde olumlu veya olumsuz etkilere sahip olabilirler. Bu çalışmada, iklim özelliklerinin sera tasarımına olan etkileri incelenmiştir.
Sera Domates Yetiştiriciliğinde Farklı Gübre Dozlarının Fonksiyonel Analizi
Bekir DEMİRTAŞ İbrahim YILMAZ
Bu çalışmada serada domates üretiminde ekonomik optimum gübre düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Deneme sonuçlarına uygulanan beş ayrı üretim fonksiyonu arasında Quadratic model
en iyi sunucu vermiştir. Bu modele göre; azotlu gübre 53.7 kg/da, fosfor 23.4 kg/da ve potasyum 38.3
kg/da, ekonomik optimum verim düzeyini vermektedir.
Mersin İli Arıcılığının Yapısı, Sorunları ve Çözüm Önerileri
Ali KORKMAZ Cahit ÖZTÜRK
Mersin ili ülkemiz arıcılığında önemli bir konuma sahiptir. Özellikle kışlatma faaliyetlerinin
kolaylıkla yapılmasına olanak tanıması nedeniyle arıcılar tarafından tercih edilmektedir. Ayrıca
ilkbahar döneminde yapılabilen ana arı yetiştiriciliği, oğul, polen ve arısütü üretimi bakımından da
önemlilik arz etmektedir. Ancak ülke arıcılığında yaşanan sorunlar Mersin’de de yoğun olarak
yaşanmaktadır. Bu ilde yapılacak etkin bir yayım çalışması sonucunda ülke arıcılığında önemli
kazanımlar sağlanabilecektir.