*Hatay-Dörtyol Koşullarında Yetiştirilen Fuerte ve Zutano Avokado Çeşitlerinin Soğukta Muhafaza Performansı
Ahmet Erhan ÖZDEMIR-Elif ERTÜRK ÇANDIR-Celil TOPLU-Mustafa KAPLANKIRAN-Turan Hakan DEMIRKESER-Ercan YILDIZ
Bu çalışmanın amacı, Dörtyol koşullarında yetiştirilen Fuerte ve Zutano avokado çeşitleri meyvelerinin soğuk hava depolarında muhafaza süresi ve meyve kalitesinde görülen değişimlerin belirlenmesidir. Bu araştırmada 5x6 m aralık ve mesafelerle dikilmiş, çöğür anacı üzerine aşılı Fuerte ve Zutano avokado çeşitleri kullanılmış ve meyveler Mustafa Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesinin Dörtyol Araştırma ve Uygulama Bahçesinden sağlanmıştır. Derimi yapılan meyveler, Mustafa Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümüne ait soğuk hava depolarında 6 °C’de ve %85-90 oransal nemde, ayda bir analizlenmek üzere 3 ay depolanmıştır. Depolama süresince ağırlık kayıpları, fizyolojik ve mantarsal bozulmalar, meyve eti sertliği (MES), suda çözünebilir toplam kuru madde (SÇKM), pH, titre edilebilir asitlik (TEA) ile meyve kabuk rengi L* ve hue (hº) değerleri saptanmıştır. İncelediğimiz kalite kriterlerine göre ağırlık kayıpları ve mantarsal bozulma oranları artarken, MES, SÇKM, TA, pH, L* ve hº değerleri azalmıştır. Fuerte ve Zutano avokado meyvelerinin 6 °C’de ve %85-90 oransal nemde kalite kriterlerinden çok fazla bir şey kaybetmeden en fazla 2 ay depolanabileceği saptanmıştır.
*Star Ruby Altıntopu ve Minneola Tanjelo Çeşitlerinde Mekanik Budamanın Teknik Başarıları
Bilge YILDIRIM-Faruk ÖZGÜVEN-Turgut YEŞİLOĞLU- M. Tunç ÖZCAN-Müge U. KAMİLOĞLU-Meral İNCESU- Önder TUZCU-Ramazan PARLAR
Modern turunçgil yetiştiriciliğinde de diğer meyve türlerinde olduğu gibi, birim alandan alınan verimi artırmak ve kaliteli meyve alabilmek dünya pazarlarında rekabet gücüne ulaşabilmek için büyük önem taşımaktadır. Meyve verimi ve pazarlanabilir meyve oranındaki artışlar ürünlerin iç ve dış pazarda gerçek değerini alabilmesini sağlayacaktır. Mekanik budama sık dikim bahçelerinde zorunludur. Gelişmiş bütün ülkelerde de yaygın şekilde kullanılmaktadır. Ülkemizde genelde yaşlı bahçeler sık taçlı ve sık dikimle kurulmuştur ve bu da giderek artan hastalık ve zararlılarla savaşımı güç bir durum haline getirmiştir. Bu durumu iyileştirmek ve modern turunçgil yetiştiriciliği anlayışında yeni teknolojilerin tüm üretim bölgelerine ulaştırılmasını ve uygulanmasını sağlamak gerekmektedir.
Bu proje ile Ülkemizde yaygın olarak yetiştiriciliği yapılan turunçgil çeşitlerinde mekanik budama uygulamasının etkinliğini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, hatalı kesilmiş dallar budama alanı içerisindeki dalların %15’ni oluşturmuştur. En fazla hatalı kesim 0-10 mm çaptaki dallarda oluşmuştur.
*Kavunda (Cucumis melo L.) Uyartılmış Haploid Embriyoların Ayrılmasında Kullanılabilecek Yöntemler
Gökhan BAKTEMUR-Mehtap YILDIZ- Saadet BÜYÜKALACA-Kazım ABAK
Embriyoların daha kolay, hızlı, etkili şekilde ayrılması ve çıkartılabilmesi için kullanılabilecek yöntemlerin karşılaştırıldığı bu çalışmada, kontrol uygulaması olarak “tohumların tek tek açılarak embriyoların kurtarılması” yöntemi kullanılmıştır. Bu yönteme alternatif olarak “tohumların hepsinin doğrudan besin ortamına ekimi”, “tohumlara ışıkta bakarak embriyolu tohumların ayrılması” ve “tohumların hepsinin sıvı ortama ekimi” olmak üzere 3 yeni yöntem denenmiştir. Çalışmada bitkisel materyal olarak, Fusarium oxysporum’un farklı ırklarına dayanıklı GM4 kademesindeki ıslah materyali kullanılmıştır. Bu materyalin elde edilmesinde dayanıklı CUM 334 ile duyarlı CU 252 ebeveyn olarak kullanılmıştır. 300 Gy gama ışınıyla ışınlanmış çiçek tozu kullanılarak 2008 yılının ilkbahar aylarında yapılan denemeler sonucunda, meyve başına elde edilen ortalama embriyo sayıları tek tek açma yönteminde 7.7 ile en yüksek çıkmış, bunu daha sonra sırayla 6.8 adet ile tohumların hepsinin besin ortamına ekimi, 5.7 adet ile tohumlara ışıkta bakarak embriyolu tohumların ayrılması izlemiş; fakat bu üç uygulama arasındaki farklılıklar istatistiksel olarak önemli çıkmamıştır. Tohumların hepsinin sıvı ortama ekimi uygulamasında ise embriyo gelişimi sağlanamamış ve yüksek oranda enfeksiyon sorunu meydana gelmiştir. Gerekli süre ile birlikte değerlendirildiğinde en iyi uygulamanın tohumların hepsinin besin ortamına ekimi yöntemi olduğu görülmüştür.
*Diyarbakır’ın Silvan İlçesinde Doğal Olarak Yetişen Badem (Prunus amygdalus L.) Tiplerinin Seleksiyonu
Mikdat ŞİMŞEK-Kadir Uğurtan YILMAZ
2007 ve 2008 yıllarında Silvan ilçesinde yapılan bu çalışmada 50 badem tipi işaretlenmiştir. Bu tiplerin meyve özellikleri ve çiçeklenme tarihleri belirlenmiştir. Yapılan gözlem ve değerlendirmelere göre belirli seleksiyon kriterleri esas alınarak tipler tartılı derecelendirmeye tabi tutulmuştur. Bu çalışma sonunda daha yüksek puan alan 6 badem tipi (Sil-7, Sil-13, Sil-22, Sil-28, Sil-44 ve Sil-47) seçilmiştir. Seçilen tiplerin, sırasıyla, iç randımanı, kabuklu meyve ağırlığı ve iç badem ağırlığı %18.76’dan %30.40’a, 2.99 g’dan 4.53 g’a ve 0.61 g’dan 1.18 g’a kadar değiştiği saptanmıştır. Seçilen tiplerde çift içlilik ve ikiz içlilik bulunmamıştır. Ayrıca, seçilen tiplerin çiçeklenme ve kaliteye göre toplam puanları, sırasıyla 731’den 752 ve 683’ten 718’e kadar değiştiği belirlenmiştir.
*Doğu Akdeniz Bölgesi Zeytin Ağaçlarında Zararlı Zeuzera pyrina L. (Lepidoptera: Cossidae) Üzerine Gözlemler
Gülay KAÇAR-M. Rifat ULUSOY
Polifag bir zararlı olarak bilinen Sarı ağaçkurdu, Zeuzera pyrina L. (Lepidoptera: Cossidae) zaman zaman bazı zeytin bahçelerinde önemli bir zararlı olarak karşımıza çıkmaktadır. Z. pyrina’nın larvaları, zeytin ağaçlarının sürgün, dal ve gövdelerinde açmış olduğu galeriler sonucu ağaçların zayıflamasına ve bazende kurumalarına neden olmaktadır. Z. pyrina’nın Doğu Akdeniz Bölgesi’de Hatay, Gaziantep ve Kilis illeri zeytin bahçelerinde zarar yaptığı tespit edilmiştir. Özellikle Gemlik çeşidi ile kurulan genç bahçelerde zararı daha fazla görülsede, yörede geleneksel olarak yetiştirilen çeşitlerde de zarara neden olmaktadır. Z. pyrina’nın zarar yaptığı zeytin ağaçlarının kuruduğu görülmüştür. Bu bahçelerde Z. pyrina’nın zararının mayıs ayı başından, kasım ayı ortalarına kadar devam ettiği belirlenmiştir.
*Bodur ve Yarı Bodur Anaçlar Üzerine Aşılı Elma Ağaçlarında BA (Benzyladenine) Uygulamasının Meyve Seyreltmesi ve Kalitesi Üzerine Etkileri
Yüşa TÜRKELİ-Erdoğan BARUT
Bu çalışma, bodur (M9) ve yarı bodur (MM106) anaçlar üzerine aşılı elma ağaçlarında meyve seyreltmesi yapmak, meyvelerin kalite özelliklerini artırmak ve büyümeyi düzenleyici kimyasallardan Benzyladenine (BA) ve elle seyreltme uygulamalarının etkilerini değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Bu çalışmada, meyve seyreltme oranı (%), meyve ağırlığı (g), meyve eni ve meyve boyu, meyve eti sertliği (lbs), suda çözünebilir kuru madde (%, SÇKM ), meyve asit oranı (%) ve verim (kg) değerlendirme ölçütleri olarak ele alınmıştır. Bu araştırma, Yalova Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü Araştırma ve Uygulama Bahçesindeki bodur (M9) ve yarı bodur (MM106) anaçları üzerine aşılı ‘Granny Smith’ çeşidine ait elma ağaçlarında yürütülmüştür. Kimyasal seyrelticilerden BA’nın 100 ve 150 ppm dozları tam çiçeklenmeden yaklaşık 3 hafta sonra uygulanmıştır. “Haziran Dökümlerinden” sonra her demette bir meyve kalacak şekilde elle seyreltme yapılmış, seyreltmesiz uygulama kontrol olarak kabul edilmiştir. Deneme sonucunda, M9 ve MM106 anaçları üzerine aşılı ‘Granny Smith’ elma ağaçlarında en yüksek meyve seyreltme oranı, elle seyreltme ve 150 ppm BA uygulamalarından elde edilmiştir. M9 ve MM106 anaçları üzerine aşılı elma ağaçlarında BA uygulaması, etkili bir seyreltmenin yanında, elle seyreltme ve kontrole göre meyve kalite özelliklerinde (en, boy, ağırlık) daha fazla artış sağlamıştır.
*Farklı Diazinon Konsantrasyonlarının Pimpla turionellae L. (Hymenoptera:Ichneumonidae) Populasyonunun Erkek Birey Sayısına Etkisi
Tamer KAYIŞ-Mustafa COŞKUN-İskender EMRE
Bu çalışmada farklı diazinon konsantrasyonlarının Pimpla turionellae L.populasyonunda erkek birey çıkış oranına etkileri sentetik bir besin kullanılarak araştırılmıştır. Deney sonu toplam erkek birey çıkışı farklı diazinon konsantrasyonlarından etkilenmemiştir. Deney periyodunun 10., 13., 16., 19., 22., 28. ve 31. günlerinde farklı diazinon konsantrasyonları erkek birey çıkışını önemli ölçüde etkilememiştir. 25. günde 0.75 ppm diazinon içeren besinle beslenen grupta (%13.33) 0.01 ppm diazinon içeren besinle beslenen gruba (%30.00) göre önemli ölçüde azalmıştır. Buna ek olarak besinin 0.50 ppm diazinon içermesi durumda erkek birey çıkış oranı 19 ve 25. günlerde kontrole göre önemli ölçüde azalmıştır.
*Adana İlinde Tagetes patula L.’da Zararlı Bir Thrips Türü: Neohydatothrips samayunkur (Kudô) (Thysanoptera: Thripidae)
Ekrem ATAKAN
Kadife çiçeği thripsi, Neohydatothrips samayunkur (Thysanoptera: Thripidae) Adana ilinde 2006-2007 yıllarında örneklenen süs bitkilerinden sadece Tagetes patula L. (Compositeae) üzerinde bulunmuştur. Bu thrips türü bu çalışmayla ülkemizde ilk kez kaydedilmiştir. Bu tür toplam ergin thrips bireylerinin %90’ını oluşturmuştur. Bu thripsi Frankliniella occidentalis (Pergande) (Thysanoptera: Thripidae) %10 oranıyla izlemiştir. Frankliniella intonsa (Trybom), Limothrips cerealium (Haliday) (Thysanoptera: Thripidae) ve Haplothrips distinguendus Uzel (Thysanoptera: Phlaeothripidae) çok az sayılarda kaydedilmişlerdir. N. samayunkur T. patula üzerinde ekim-kasım periyodunda yüksek yoğunluklarda görülerek, bitki gelişmesini olumsuz yönde etkilemiştir. Örneklenen bitkilerde thrips türleriyle birlikte avcı böcek ve akarlar da toplanmıştır. Bunlardan Orius niger (Wolff) (Hemiptera: Anthocoridae) en yaygın görülen avcı böcek türü olup, toplam bireylerin yaklaşık %65’ini oluşturmuştur. Orius spp ve N. samayunkur populasyonları arasında önemli ve pozitif ilişki saptanmış olmasına karşın (R2 = 0.95, P = 0.004), Orius türleri, diğer avcılarla birlikte, bu zararlı thrips türünün populasyonlarını azaltmada yetersiz kalmışlardır.