Skip to page content

ALATARIM ÖZETLER

Haziran/Aralık-2008

Haziran 2008

ALATARIM Haziran 2007

Alatarım Haziran 2008

Seleksiyonla Elde Edilen Bazı Limon Tiplerinin Adana KoşullarındaVerim, Kalite ve Bazı Bitkisel Özelliklerinin Belirlenmesi
Güçer KAFA1    Önder TUZCU2       Turgut YEŞİLOĞLU2

Bu çalışmada, 1979–1983 yılları arasında Türkiye turunçgil bölgelerinden selekte edilen 5 Kütdiken limonu, 1 Yediveren limonu, 1 Kıbrıs limonu ve 1 İtalyan Memeli limonu tipinde seleksiyonun ikinci aşaması olarak Adana ekolojik koşullarında verim, meyve özellikleri ve bitkisel özellikler 2001, 2002 ve 2003 yıllarında incelenmiştir. Çalışma sonucunda ağaç başına ortalama verimi en yüksek tipler 44-M ve 45-M Kütdiken limonu ve 56-M İtalyan Memeli limon tipleri olarak belirlenmiştir.
Anahtar Kelimeler: Turunçgil, limon, ıslah, klonal seleksiyon

  

 Dihaploidizasyon Yöntemiyle Geliştirilen Hibrit Kavun Genotiplerinin Cam Sera Koşullarında Verim ve Bazı Agronomik Özelliklerinin Saptanması

Nebahat SARI1            İlknur SOLMAZ1        Hüsnü ÜNLÜ2

Dünya kavun üretiminde Çin’in ardından ikinci sırada yer alan ülkemizde, ağırlıklı olarak Cucumis melo var. inodorus grubuna giren ve açıkta yetiştirilen çeşitler kullanılmaktadır. Akdeniz sahil şeridinde yoğunlaşan örtü altı yetiştiriciliğinde ise C. melo L. var. cantalupensis grubuna giren, erkenci, küçük meyveli ve aromalı kantalop tipi kavunlar tercih edilmekte ve üretim çoğunlukla yurtdışından ithal edilen hibrit çeşitlerle yapılmaktadır.
Çalışmada, dihaploidizasyon yöntemiyle elde edilmiş, Fusarium oxysporum f.sp. melonis’in 0 ve 1 numaralı ırklarına dayanıklı C. melo var. cantalupensis grubuna giren, 7 adet yerli ümitvar hibrit kavun genotipinin verim ve bazı bitkisel özellikleri ile birlikte meyve kalite kriterleri test edilmiştir. Bu amaçla genotipler, üç farklı şahit Fı çeşit (Galia Fı, Polidor Fı ve Makdimon Fı) ile sera koşullarında karşılaştırılmıştır. Araştırma sonucunda, elde edilen Fı hibritlerden bazıları hibrit çeşitlere yakın ve hatta bazı özelliklerce onlardan daha üstün performans göstermişlerdir
Anahtar Kelimeler: Dihaploidizasyon, C. melo L.  var. cantalupensis, verim ve meyve kalitesi

 

Modifiye Atmosferde Muhafazanın Çengelköy Hıyar Çeşidinde Meyve Kalitesi Üzerine Etkileri

Ferhan KÜÇÜKBASMACI SABIR        İ. Tayfun AĞAR
Bu çalışmada farklı tipteki modifiye atmosfer torbalarının Çengelköy hıyar çeşidinin soğukta muhafaza süresi ve kalite özellikleri üzerine etkileri araştırılmıştır. Derimi yapılan hıyarlar Xtend CU-13 ve Xtend CU-52 modifiye atmosfer torbalarına, polietilen torbalara ve torbasız karton kutulara koyularak 10 °C sıcaklık ve %90-95 oransal nem içeren soğuk depolara yerleştirilmiştir. 21 günlük muhafaza süresince 7 gün arayla alınan meyve örneklerinde ağırlık kaybı (%), renk (h°), elastikiyet (shore), SÇKM (%) özellikleri ile çürüme oranı (%) incelenmiş ve ayrıca 1-5 skalasına göre görsel olarak da değerlendirilmiştir. Torbalar içerisinde O2 ve CO2 oranlarının belirlenmesi için günlük olarak ölçümler yapılmıştır.
21 günlük muhafaza süresi sonunda modifiye atmosferde muhafazanın renk, elastikiyet, SÇKM, görünüm ve çürüme bakımından kontrol uygulamalarına göre önemli derecede olumlu etkilere sahip olduğu belirlenmiştir. En düşük ağırlık kaybı Xtend CU-52 modifiye atmosfer poşeti içerisinde muhafaza edilen ürünlerde saptanmıştır. Sonuçlar genel olarak değerlendirildiğinde, modifiye atmosferde muhafazanın Çengelköy hıyar çeşidinin soğukta muhafazasında kalite özelliklerinde önemli kayıplar vermeksizin 21 gün süreyle muhafazasına olanak sağladığı görülmüştür. 
Anahtar Kelimeler: Çengelköy hıyarı, Modifiye atmosfer paketleme, muhafaza

 

Taze Fasulye (Phaseoulus vulgaris L.) Tohumlarında Tarla Çıkışları ile Tohumların Fiziksel Özellikleri ve Bazı Laboratuvar Testleri Arasındaki İlişkilerin Belirlenmesi

Haluk Çağlar KAYMAK1                İsmail GÜVENÇ2

Bu araştırmanın konusu, taze fasulye (Phaseoulus vulgaris L.) tohumlarında bazı laboratuvar testleri ve tohumların fiziksel özellikleri ile tarla çıkışları arasındaki ilişkileri belirlemektir. Bitkisel materyal olarak, 8 adet taze fasulye çeşidi kullanılmış olup, bunlar Gina, Balkız, Sarıkız, Pasport, Fransız, Tokat Sırık, Alman Ayşe ve Sırık Ayşe çeşitleridir. Araştırmada, fasulyede farklı çeşitlere ait tohumlarda, hem laboratuvar hem de tarla çıkış denemesinde aynı tohumluk partileri kullanılmıştır. Laboratuar testlerinde, bin tane ağırlığı, çimlenme oranı, ıslatma suyunun elektriksel iletkenliği (Eİ), su absorbsiyon oranı, testa çatlakları, testa oranı, sert tohum oranı, enine kotiledon çatlakları, TTC boyanan tohum oranı belirlenmiştir. Ayrıca, 3 farklı ekim zamanında (I: 1 Mayıs, II: 15 Mayıs ve III: 1 Haziran) çıkış oranları da tespit edilmiştir. Araştırma sonunda, çimlenme oranı ile çıkış arasında her üç ekim zamanında da istatistiksel anlamda önemli ve pozitif; enine kotiledon çatları arasında ise negatif bir ilişki tespit edilmiştir. Testa oranı ile çıkış testi arasında sadece III. ekim zamanında; TTC testinde ise II. ve III. ekim zamanlarında istatistiksel anlamda önemli ve pozitif bir ilişki belirlenmiştir. Bu araştırma sonuçlarına göre, enine kotiledon çatlaklarının oranı ve standart çimlendirme testi tarla çıkışlarını tahmin etmede kullanılabilir.
Anahtar Kelimeler: Taze fasulye, kotiledon çatlakları, TTC testi, standart çimlendirme testi, çıkış

 

İzmir’de Sözleşmeli ve Sözleşmesiz Domates Üretiminin Karşılaştırmalı Ekonomik Analizi

Sait ENGİNDENİZ

Bu araştırmanın amacı, İzmir’in Torbalı ilçesinde sözleşmeli ve sözleşmesiz domates üretiminin ekonomik analizini yapmaktır. Araştırmada kayıt tutmaya gönüllü 51 üreticiden 2003 yılı üretimine ilişkin veriler derlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; ortalama domates üretim alanı, sözleşmeli üretim yapan işletmelerde 55.54 da, sözleşmesiz üretim yapan işletmelerde 24.79 da’dır. Domates verimi, sözleşmeli üretim yapan işletmelerde 7586.06 kg/da, sözleşmesiz üretim yapan işletmelerde ise 7200.00 kg/da’dır. Domatesten elde edilen brüt ve net kâr ise; sözleşmeli üretim yapan işletmelerde 334.12 YTL/da ve 181.40 YTL/da, sözleşmesiz üretim yapan işletmelerde ise 443.44 YTL/da ve 284.87 YTL/da olarak hesaplanmıştır.
Anahtar Kelimeler: Domates, sözleşmeli tarım, tarımsal pazarlama, ekonomik  analiz.

 

ALATARIM Aralık 2007

Alatarım Aralık 2008

Aralık 2008

Hatay-Dörtyol Yöresinde Yetiştirilen Star Ruby Altıntoplarının Soğukta Muhafazası Sırasında Kalite Parametrelerinin Değişimi
Ahmet Erhan ÖZDEMİR Elif ERTÜRK ÇANDIR Mustafa KAPLANKIRAN Turan Hakan DEMİRKESER Celil TOPLU Ercan YILDIZ

Bu çalışmanın amacı, Star Ruby altıntoplarının soğukta muhafazası sırasında meyve kalitesinde görülen değişimlerin belirlenmesidir. Araştırmada, 7x7 m aralıklarla tesis edilmiş Yerli Turunç anacı üzerine aşılı Star Ruby altıntop meyveleri kullanılmıştır. Star Ruby altıntopları 6 ve 8 °C’lerde ve %85-90 oransal nemde ayda bir analiz etmek üzere 6 ay süreyle muhafaza edilmişlerdir. Muhafaza sırasında meyvelerde meydana gelen fiziksel ve kimyasal değişimler (ağırlık kayıpları, usare, yeşil kapsüllü meyve oranı, suda çözünebilir toplam kuru madde, pH, titre edilebilir asit içerikleri ile meyve kabuk rengi L* ve hue değeri) ile mantarsal ve fizyolojik bozulmalar incelenmiştir. Star Ruby altıntoplarının 6 °C’de depolanmasının 8 °C’de depolamadan daha başarılı olduğu bulunmuştur. Dörtyol koşullarında yetiştirilen Star Ruby altıntoplarının 6 °C sıcaklık ve %85-90 oransal nemde 4 aydan fazla, 8 °C sıcaklık ve %85-90 oransal nemde ise en fazla 4 ay depolanabileceği saptanmıştır.

Begonia semperflorens’in Direk Organogenesis Yöntemiyle Rejenerasyonu
N. Yeşim YALÇIN MENDİ Esra KOCAMAN Ceren ÜNEK Selay ELDOĞAN Pembe ÇÜRÜK Günsu GENCEL Sedat SERÇE

Süs bitkilerinde hücre, doku ve organ kültürü yöntemlerinin kullanılması ve rejenerasyonu, genetik mühendisliği çalışmalarında ilk aşamayı oluşturmakta ve genetik manipulasyonlarda materyallerin temininde kullanılmaktadır.

Bu araştırmada Begonia semperflorens’de rejenerasyon optimizasyonunu sağlamak amacıyla farklı BA (0.0, 0.2, 0.5, 1.0 mg/l) ve NAA (0.0, 0.2, 0.5 mg/l) konsantrasyonlarını içeren MS ortamları denenmiştir.

En iyi rejenerasyon oranları sırasıyla; 0.5 BA - 0.5 NAA (%67.5), 0.5 BA - 0.2 NAA (%66.7) ve 0.2 BA - 0.5 NAA (%65.0) içeren ortamlardan sağlanmıştır.

Mersin ve Adana İli Kayısı Bahçelerinde Bulunan Trips (Thysanoptera) Türleri Üzerinde Araştırmalar
Naim ÖZTÜRK Ekrem ATAKAN

Kayısı ağaçlarında Thysanoptera (trips) türleri, yaygın görülen türlerin popülasyon değişimleri ve meyvelerde neden oldukları zarar oranları, Doğu Akdeniz Bölgesi’nin Mut (Mersin) ve Balcalı (Adana) yörelerinde 2007-2008 yıllarında araştırılmıştır. Ergin tripsler çoğunlukla kayısı çiçeklerinden örneklenmiştir. Az sayıda örnek kayısı meyvelerinden alınmıştır. Çalışmada Thysanoptera takımının Thripidae familyasından 5; Aeolothripidae ve Phlaeothripidae familyasından birer olmak üzere toplam 7 tür saptanmıştır. Bu türler: Frankliniella occidentalis (Pergande), Thrips major (Uzel), Thrips meridionalis (Priesner), Thrips tabaci Lindeman, Isoneurothrips australis Bagnall (Thysanoptera: Thripidae) ile Aeolothrips collaris (Priesner) (Thy.: Aeolothripidae) ve Haplothrips aculeatus (Fabricious) (Thy.: Phlaeothripidae)’dur. Bu türlerden F. occidentalis toplam bireylerde %38.05 oranı ile kayısı çiçeklerinde en yaygın görülen tür olmuştur. Bu türü, T. meridionalis (%34.99) ve T. major (%20.47) izlemiştir.

Ergin trips türleri çiçeklenme döneminde esas popülasyon gelişmesi göstermişlerdir. Kayısı çiçeklerinin taç yapraklarını dökülmesinden sonra veya ilk genç meyvelerin oluşumundan sonra erginlerin yoğunlukları minimum düzeye inmiş ve larva yoğunluğu ise artmıştır. Bununla birlikte her iki yılda da trips popülasyon yoğunlukları düşük olmuş ve 0.01 - 1.0 trips/çiçek arasında değişmiştir. Trips beslenmesinden dolayı kayısı meyvelerinde zarar oranları %1-2 olmuştur. Bu sonuçlara göre, tripslerin Doğu Akdeniz Bölgesi’ndeki kayısılarda, ekonomik anlamda zarar yapan böcek türleri olmadıkları düşünülmektedir.

Citrus Cinsi İçerisinde Yer Alan Bazı Önemli Türlerin Genetik Orijinleri
Aydın UZUN Turgut YEŞİLOĞLU Yıldız AKA-KACAR Önder TUZCU Osman GÜLŞEN

Aurantioideae alt familyası, Citreae soyu, Citrinae alt soyu içerisinde ‘Gerçek Turunçgiller’ grubu içerisinde yer alan altı cinsten biri olan Citrus cinsi içerdiği tür sayısı ve bu türlerin insan beslenmesindeki yeri bakımından bu gruptaki en önemli cins durumundadır. Citrus cinsi içerisinde yer alan tür sayısı konusunda görüş birliği bulunmamaktadır. Aynı zamanda bu türlerin oluşumları da tam olarak netleştirilememiştir. Günümüze kadar yapılmış olan birçok çalışma bu konulara katkıda bulunmuştur. Bu çalışmada, Citrus cinsi içerisinde yer alan önemli türlerin orijinleri ile ilgili dünyada yapılan çalışmalar incelenerek, konu ile ilgili sonuçlar bir araya toplanmıştır.

Moleküler Markör Tekniklerinin Bağcılıkta Kullanımı
Ali SABIR Semih TANGOLAR Saadet BÜYÜKALACA

Bu çalışmada, dünyada bağcılık araştırmalarında kullanılan başlıca moleküler markör tekniklerinden elde edilen bulgular kısaca özetlenmiş ve bu tekniklerin uygulama alanları incelenmiştir. Elde edilen bulgulara göre, ilk dönemlerde yapılan çalışmalarda daha çok izoenzim markörlerine yer verildiği, daha sonraki yıllarda RAPD (Random Amplified Polymorphic DNA) ve SSR (Simple Sequence Repeats) teknikleri yoğunlukta olmak üzere RFLP (Restriction Fragment Length Polymorphism), AFLP (Amplified Fragment Length Polymorphism) ve ISSR (Inter-Simple Sequence Repeats) gibi tekniklerin kullanıldığı belirlenmiştir. Bu araştırmaların ağırlıklı olarak çeşit tanımlama ve akrabalık ilişkilerinin saptanmasına yönelik olarak yürütüldüğü ortaya çıkmıştır. Çeşit tanımlama çalışmalarında SSR tekniğinin etkinliği vurgulanırken, çok yakın akraba bireylerlerin analizi düşünüldüğünde birden çok markör sistemlerinin kullanılmasının faydalı olacağı belirtilmektedir.

Bitki Renk Maddelerinin (Pigmentler) Oluşum ve Değişim Fizyolojisi
Halil KARAKURT Rafet ASLANTAŞ

Çevremizde gördüğümüz tüm nesnelerin sahip oldukları özel pigmentler belirli dalga boylarına sahip ışınları absorbe edip bazılarını yansıttıkları için, farklı renk tonları ortaya çıkmaktadır. Bitkilerde fotosentez mekanizmasında temel rol oynayan klorofil a, klorofil b ve karotenoidler gibi fotosentetik pigmentler ve ayrıca antioksidant özelliği olan antosiyanin grubu pigmentler yansıttıkları ışınlar nedeniyle bitki renklenmesinde de rol oynamaktadırlar. Mevcut çalışmada birçok farklı bitkide bulunan özel pigmentler, kimyasal yapıları, bitki gelişim süreci içinde bunların oluşum ve değişim fizyolojisi hakkında yapılan çalışmalar değerlendirilmiştir.

Amber ve Entomolojik Yönden Önemi
Nilay GÜLPERÇİN Serdar TEZCAN

Bu çalışmada bir doğal madde olan amber hakkında genel bilgi verilmekte ve ardından amberin entomolojik yönden önemine değinilmektedir.